» Haberin Devamı...

REFORM HALI, SEZONA FARKLI ÜRÜNLERLE GİRİYOR

Mustafa Annaç: “İpek, Uşak, Reform ve Himalaya isimli 4 koleksiyonumuza ek olarak 2007 yılında Sultan koleksiyonumuzun seri üretimine başladık. Bu koleksiyonumuzda diğer halılarımızdan farklı olarak iki renk yün ve altı renk ipek kullanıyoruz. Ayrıca üretiminde kullandığımız el oyması ile ürünlerimize farklı bir boyut kazandırdık.”

Türk halı sektöründe 50 yılı aşkın bir süredir faaliyet gösteren Özipek grubunun makine halısı üretimi gerçekleştiren firması Trend Halı, Reform Halı markasıyla hem iç piyasada hem de uluslararası arenada adından sıklıkla söz ettiriyor. Piyasaya sunduğu yepyeni koleksiyonları Sultan ve Çırağan ile 2008 yılına hızlı bir giriş yapan firmanın Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Annaç ile görüşerek bu yeni koleksiyon hakkında detaylı bilgi aldık.

Yeni koleksiyonlarınız hakkında bilgi verir misiniz?
İpek, Uşak, Reform ve Himalaya isimli mevcut 4 koleksiyonumuza ek olarak 2007 yılında Sultan koleksiyonumuzun seri üretimine başladık. Bu koleksiyonumuzda diğer halılarımızdan farklı olarak iki renk yün ve altı renk ipek kullanıyoruz. Ayrıca üretiminde kullandığımız el oyması ile ürünlerimize farklı bir boyut kazandırdık. Sultan koleksiyonumuzda yer alan halılarımızın renk ve desenleri, müşterilerimizin gözüne çok daha şık görünmesine yardımcı oluyor. 2007 yılının son çeyreğinde dağıtımına başladığımız bu ürünümüz ile  2008 yılına iyi bir giriş yaptık diyebilirim. Diğer taraftan, Çırağan Koleksiyonu isimli yepyeni bir ürünümüz daha var. Yakında bu grubu da müşterilerimizin beğenisine sunacağız.

Zemin Fuarı’na yönelik çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Fuarda yeni koleksiyonumuz olan Sultan ile müşterilerimizin karşısına çıkacağız. Bunun yanısıra, tıpkı Uşak koleksiyonumuzda olduğu gibi el halısı havasını mümkün olduğunca yansıtmaya çalıştığımız bir diğer koleksiyonumuz olan Çırağan da fuar süresince sergilenecek ürünlerimiz arasında yer alacak. Çırağan koleksiyonumuz daha pastel renklerden oluşuyor. Bunlar dışında, 2008 yılına yönelik bir projemiz var. Numune çalışmalarımıza başladık ve herhangi bir sorun çıkmadığı takdirde bu ürünümüzü de fuarda sergilemeyi düşünüyoruz.

2008 yılında yurtiçi yapılanmanızda ne gibi gelişmeler olacak?
İç pazarda çok farklı bir müşteri portföyüne ulaşmak gibi bir niyetimiz yok açıkçası. Bundan sonraki çalışmalarımız mevcut bayi ağımızı biraz daha genişletmek yönünde olacak ancak bundan daha önemlisi mevcut bayilerimizin daha iyi cirolar yakalayabilmeleri için yeni koleksiyonlar çıkararak onlara destek olmayı hedefliyoruz.

‘America’s Magnificient Carpet Award’u kazanan bir firma olarak, bu yöndeki çalışmalarınızdan ve ödül kazanan koleksiyonlarınızdan bahseder misiniz?
2006 ve 2007 yıllarında olmak üzere bu ödülü üst üste iki kere kazandık. Dikkat ederseniz Reform Halı markamızın altında “El gibi!..” sloganını kullanıyoruz. Bu sloganın vermek istediği mesaj şudur; bugün Trend Halı dünyada el halısına en yakın makine halısı üretimini gerçekleştiriyor. Size bir hatıramı anlatayım. 2004 yılındaki Domotex fuarında ziyaretçilerimize küçük bir espri yaptık. Aynı desen ve renkleri kullandığımız biri el halısı, diğeri makine halısı olmak üzere iki halımızı sergiledik. Gerek el halısı, gerek ise makine halısı konusunda uzman olan bu işin duayenleri bile iki halı arasındaki farkı bulamadılar. Bunun nedeni, makine halısı üretiminde kullandığımız ipin, el halısında kullanılan eğirme ve boyama metodları ile üretilmiş olmasıdır. Aynı zamanda yıkama ve germe metodları da el halısı üretiminde yapıldığı gibi uygulanmaktadır. Bu zahmetli ve maliyetli çalışma da doğal olarak ödülleri getiriyor.

Türk halı sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bugün Türk el halısı piyasasında üretim yapan firmaların çoğu üretimlerini yurtdışına kaydırmış durumda. Özellikle Hindistan, Nepal ve Çin üreticiler açısından çok cazip yerler. Maliyet oranlarına baktığımız zaman, Türkiye’de üretim yapmanın oldukça pahalı olduğunu görmekteyiz. Oysaki bu ülkelerdeki iş gücü maliyeti, ülkeyi üretim açısından daha avantajlı bir konuma getiriyor. Bu durum maalesef Türkiye’nin halı üretimini çok ciddi biçimde azaltmıştır. İhracat açısından bakıldığında, Gaziantep firmalarının, makine halısında oldukça iyi bir potansiyele sahip olduğunu görüyoruz. Ancak bu firmalarımız ne yazık ki ihracat piyasalarında markalaşamadıkları için sektörde aynı derecede söz sahibi değiller. Bu konuda yapılabilecek en doğru adım Halı İhracatçılar Birliğinin de desteği ile yurt dışında hedef ülkelerde markalaşmaya dönük yatırımlar yapmaktır. Aksi halde yıllardır tekstilde yaptığımız fasonculuk halı sektöründe de devam eder, gün gelir bu sektörü de kaybederiz.

 

 

 » Ana Sayfa