İPLİK SEKTÖRÜNDE İDEALİST VE YENİLİKÇİ BİR FİRMA

Haydar İncekalan: “Türkiye’deki firmalar olarak yurt dışındaki halıcılara da mal verdiğimiz için ikisini kıyaslayabilecek durumdayız. Ülke olarak çok ciddi bir rekabet gücümüz var çünkü Türkiye’deki üreticiler çok yaratıcılar ve yeniliklere açıklar.”

İplik sektörünün saygın firmalarından Ulusoy Tekstil uzun yıllardır halı sektörüne iplik sağlıyor ve sektörün gelişmesinde temel rol oynayan firmaların arasında yer alıyor. Genç idari kadrosu, AR-GE’ye verdiği önem ve inovatif çalışmalarıyla dikkat çeken Ulusoy Tekstil bir yandan üretim kapasitesini arttırırken diğer yandan sektöre son derece faydalı yenilikler sunuyor. Biz de 4. Uluslararası Ortadoğu Halı Fuarı’nın katılımcıları arasında yer alan Ulusoy Tekstil’in Satış ve Pazarlama Müdürü Haydar İncekalan ile görüştük ve kendisine birtakım sorular yönelttik.

Firmanız hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

1986 yılında kurulmuş Adana merkezli bir aile şirketiyiz. Asıl üretim yerimiz Adana’da. Osmaniye’de de yine üretim tesislerimiz var. Ayrıca ABD’de de imalat yapıyoruz. İlk olarak şönil iplik üretimiyle sektöre girdik. Daha sonra halıya uygun fantezi iplikler üretmeye başladık. Ayrıca el örgüsüne, normal makine örgüsüne ve ev tekstili grubuna uygun iplikler de üretiyoruz. Daha çok polyester, akrilik, viskon, pamuk ve bunların karışımı olan malzemeler kullanıyoruz. Dünyanın hemen her yerine iplik ihracatı yapıyoruz. Şu anda satışlarımızın %60’ı ihracattır. Daha önceki senelerde %70-%80’ler seviyesinde ihracat yapıyorduk. Geri kalan %40’lık bölümü ise başta Gaziantep, Bursa, İstanbul, Denizli ve Adana olmak üzere Türkiye’de satıyoruz. Genç bir firmayız. Özellikle idari kadromuz son derece gençtir. Daha çok tekstil mühendislerini istihdam ediyoruz. Örneğin satış ekibimiz tamamen tekstil mühendislerinden oluşmaktadır.

Biz aslen fantezi iplik üreticisiyiz. Bunların menşei İtalya olup dizaynları da orada yapılmaktadır. Dolayısıyla iplik makineleri de İtalya’da imal edilmektedir. Türk üreticilerin rekabet gücü önyargılara sahip olmamalarından kaynaklanmaktadır. Bizim de “İtalya’daki sistemi nasıl iyileştirebiliriz”, “Nasıl üretimi arttırırız”, “Nasıl maliyeti daha düşürürüz”, “Final tüketicilere ya da bizden bir sonraki üreticiye nasıl bir katma değer yaratırız” şeklinde düşüncelerimiz oluyor. Bu hedefle, bu makinelerden esinlenerek ya da tamamen kendi fikirlerimizden yola çıkarak bazı makineleri Türkiye’de üretiyoruz. Çok ciddi AR-GE çalışmalarımız var. Çukurova Üniversitesi ve TÜBİTAK’la birlikte yürüttüğümüz bir ortaklığımız var. Biz aslında makine üretip satmıyoruz. Makine dizayn edip AR-GE’sini yapıyoruz. Türkiye’de olmayan bir makinenin farklı farklı alanlarda AR-GE’sini yapıyoruz. Kısacası sadece iplik üzerinde AR-GE yapmıyoruz, makine üzerinde de AR-GE yapıyoruz. Makineyi ürettikten sonra seri satışımız yok zira biz makine üreticisi değiliz ama düşük maliyetli iplik imalatı ve düşük çevre kirliliğiyle üretim gibi alanlarda AR-GE yapıyoruz. Elbette hali hazırda Türkiye’de üretilmiş makineleri de kullanıyoruz.

Türkiye’de halı sektöründeki hızlı büyümeyi nasıl yorumluyorsunuz?

Özellikle son 3-4 yılda inanılmaz bir atak var. Bunu zaten herkes biliyor. Halı sektöründe dünya çapında etkinliğimiz var. Bu durum bütün yan sanayisiyle birlikte bir hareketliliğe yol açtı. Elbette ki bize de çok büyük ve olumlu bir katkısı var. Biz de kendimizi ona göre yeniledik ve üretim yapmaya başladık. Bundan 4 sene öncesine kadar hiç halı ipliği üretmiyorken şu anda son derece iddialı bir durumdayız. Halı firmaları bizi pazarda daha çok inovatif firma olarak tanırlar. En büyük halı firmalarına yenilik anlamında AR-GE sunuyoruz. Halı sektörüyle ilgili son derece olumlu düşüncelerimiz var. Mevcut durumdan çok mutlu olduğumuzu söylemeliyim.

Firma olarak geleceğe dair planlarınız nelerdir?

Pazardaki inovatif firma pozisyonumuzu korumayı hedefliyoruz. Bunu yatırımlarla da desteklemek istiyoruz. Bu pozisyonumuzu hiçbir zaman kaybetmeyeceğiz. Bunun haricinde elbette piyasadaki ürün sayımızı arttırmayı hedefliyoruz. Hem bize hem de müşterilere daha çok katma değer sağlayacak ürünleri imal etme hedefimiz var.

Sizce sektörün temel sorunları nelerdir?

Sektörde kalifiye eleman sıkıntısı var. Halıcılarla yakın diyalog halindeyiz. Onlardan da duyduğumuz kadarıyla ciddi şekilde kalifiye eleman sıkıntısı yaşıyorlar. Bunun haricinde şu an için Ortadoğu’daki sıkıntılar da insanları çok etkiliyor. Tabi ki bu sorun geçici sürelidir. Ama ciddi maliyetlere yol açtığı da bir gerçek.

Sektörün geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Tabi ki dünya halı üretiminin %100’ü Türkiye’de değil. Yurt dışında hala önemli oranda üretim var. Bunun mutlaka Türkiye’ye kayması gerekiyor. Kayma potansiyelinin de olduğunu görüyoruz. Türkiye’deki firmalar olarak yurt dışındaki halıcılara da mal verdiğimiz için ikisini kıyaslayabilecek durumdayız. Ülke olarak çok ciddi bir rekabet gücümüz var çünkü Türkiye’deki üreticiler çok yaratıcılar ve yeniliklere açıklar. Yurt dışındaki firmalar, özellikle Avrupa’daki üreticiler, biraz daha monotonlaşmışlar ve bazı önyargılara sahipler. Ama Türkiye’de böyle önyargılara yer yok. Biliyorsunuz rekabet çok hararetli bir şekilde devam ediyor. Bu da Gaziantep’in ve Türkiye’nin halı üretimini kesinlikle olumlu yönde etkiliyor.

Bu Haberi Paylaş : FacebookTwitterGoogle+LinkedInPinterestEmailtumblrRedditDiggStumbleUponflattrbuffer