HALI BAĞIMLISI BİR EKİP RUG STAR

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Döviz Kurları
DOLAR Alış YTL
Satış YTL
 
EURO Alış YTL
Satış YTL
HALI BAĞIMLISI BİR EKİP RUG STAR
Jürgen Dahlmanns: “Ben ve ekibim %100 halı bağımlılarıyız. Yaptığımız işi seviyoruz. Her halıyı seviyoruz. Birbirini tekrar eden desenlerle yumuşak yapılar yaratmıyoruz. Biz hayat ve renkle dopdolu manzaralar sunuyoruz. Tıpkı hayata bakış açımız gibi.”

Rug Star, Alman kökenli mimar ve tasarımcı Jürgen Dahlmanns\'ın halıya olan tutkusuyla doğmuş bir firma... 2002 yılından bu yana Almanya merkezli tasarım ekibi ve Nepal\'deki imalathaneleriyle Rug Star, halı piyasasına sıra dışı ürünler sunarak dikkat çekmeye devam ediyor. Firma sahibi Jüren Dahlmanns halı tutkusunu ve Rug Star\'ın öyküsünü bizlerle paylaştı.

Sizi ve firmanızı daha yakından tanıyabilir miyiz?

1967 yılında Hollanda\'nın Alman sınırında bir bölgede doğdum ve Alman vatandaşıyım. Çocukluğum o döneme göre hippilerin etkisi altında bana göreyse kaos içinde geçti. Ama bu eğitim ve deneyimlerle, bugün dönüp baktığımda, o dönemlere çok şey borçlu olduğumu hissediyorum. Mimarlık mesleğini seçtikten sonra 23 yaşıma geldiğimde Nepal\'e ilk ziyaretimi gerçekleştirdim. İşte bu seyahatte ilk Tibet halımı da bulmuş oldum. Ve o andan itibaren bir “halı bağımlısı” olmuştum. Daha sonra bu tutkumu beslemek için defalarca Nepal ve Çin\'e gittim. 1998\'de mimarlık fakültesi diplomamı aldıktan sonra Viyana\'ya taşındım ve mesleğimi yaptım. 3 yıl sonra Berlin\'e döndüm ve halı aşkımı işe dönüştürmeye karar verdim. 2002 yılında Rug Star firmasını kurarak bu önlenemez tutkumu profesyonelleştirmiş oldum.

Şu anda Nepal\'in küçük bir köyünde 400 çalışanlı bir atölyemiz var. Çalışanların 156 çocuğu için de bu imalathane bünyesinde bir kreş, okul ve küçük bir hastane bulunuyor. Berlin\'deki merkezimizde ise 5 kişilik küçük bir ekibimiz var. Ayrıca 15 farklı ülkede ticari ortaklarımızla, el yapımı Tibet halılarımızı dünya pazarına sunuyoruz.

İmalat şartlarınızdan biraz bahseder misiniz?

El yapımı halılarımızda en önemli unsur el işçiliğinin ve emeğinin eserleri olmalarıdır. Bir halı, 4-6 insanın aynı ritimle 3-4 aylık bir sürede birlikte çalışmaya taahhütlerinin eseridir.

El dokuması halının ahengi üretim sürecinin ahengine eşittir. Sosyal dengesiz yapılar halının arkasındaki dokumada ahenksizlik olarak karşımıza çıkar. Eğer haklı ticaret yapabileceğimize inanıyorsak üretmeliyiz. Üretici ve tüketici, çalışma şartlarından global anlayışla sorumludur. Çocuk işçiliğine %100 karşıyız ve atölyemizdeki şartlarımızı da bu anlamda büyük hassasiyetle biçimlendiriyoruz.

Tasarım anlayışınızı anlatır mısınız?

Ben ve ekibim %100 halı bağımlılarıyız. Yaptığımız işi seviyoruz. Her halıyı seviyoruz. Birbirini tekrar eden desenlerle yumuşak yapılar yaratmıyoruz. Biz hayat ve renkle dopdolu manzaralar sunuyoruz. Tıpkı hayata bakış açılarımız gibi. Tasarımlarımızı biraz yaramaz ve zeki karışımı olarak tanımlayabiliriz ki, bu benim insanlarda da tercih ettiğim bir özelliktir. Bütün halılarımız Berlin\'de tasarlanır, Himalaya dağlarındaki imalathanemizde üretilir.

Bu halı bağımlılığınızın bir ifadesi olarak geçtiğimiz yıllarda Rug Addict (Halı Bağımlısı) adıyla bir koleksiyon da sundunuz. Onu anlatır mısınız?

Evet, bu koleksiyonumuzu daha sonra da birtakım el çizimleriyle zenginleştirdik. Yapı caz müzik gibi ama içerik daha çok bir pop şarkısı havasında diyebiliriz. Bütün koleksiyon, çocukluk hayallerim ve büyükannemin bahçesindeki 10 anımın uzantısı şeklinde.

Kalbinde sihirli prozac yeşil elma ağacı duruyor ve çoğu kafadar çevresinde yaşıyor. Ekibimizden Anne, sol eliyle hayvanları çizmeyi bitirdiğinde ben içtiğimiz meyve suyunu aldım ve çizimlerin üzerine damlattım. Bazı kâğıt parçalarında delikler vardı ve kuruduğunda ahşap zemine yapışmışlardı. Ardından Nepal\'e gittim. Bütün tasarımlar basılmıştı ama tasarım süreci sonlandırılmamıştı. Çizimler üzerine pop şarkılarının sözlerini yazmaya karar verdim. Ama bu ben dokuma tezgâhlarının arasında ve etrafımda 400 işçi varken Bhaktapur\'da oldu. Kendi dilimde 4 kilo çıktı ve 50 CD vardı. Johnny Cash\'ten John Denver\'a, annemin çiçek kız zamanlarından kalma albümler. Müthiş vahşi bir karışım oldu. Benim bu eski moda hippi malzemelerime, dokumacılar modern Hint müziği eklediler. Elvis adındaki maymun, iki su atı, aşık bir fare, zombi tavşan, küçük beyaz kuş ve daha adını sayamayacağım bir çok unsur... Sonunda çıkan Rug Addict koleksiyonumuzun birer parçası oldular.

Genel olarak halılarınızın özelliklerini anlatır mısınız?

Burada biz el dokuması Tibet halılarıyla kırılganlık ve dayanıklılık arasındaki dengeyi kuruyoruz. Bu nadide özellik odanın atmosferini yansıtabilme yeteneğini doğuruyor. Ayrıca ben bir mimar olduğumdan halının mimari özellikleri açısından da değerlendirmek istiyorum. Bir halı engelleri kaldırmadan alan yaratmanın en liberal şeklidir. Bu tarz bir okul anlayışıyla yetiştiğimden, halıyı liberal bir mimari unsur olarak görüyorum ve orijinal özelliğiyle oda yaratan mobilya parçasıdır diyorum. Tekstil özelliğiyle de yataklarımız gibi çok özel bir ayrıcalığı var. Bizim halılarımız da geleneksel el işçiliğinin çağdaş desenleri renk ve materyallerle buluşmasının bir birleşimidir. Desenlerin duyarsızca kullanımı TV\'de reklam izlemek gibidir. Bizim halılarımızda bu anlayış hâkimdir. Bir desen odanın şeklini değiştirebilme yeteneğinden dolayı, mimari sorunları da çözebilir. Ayrıca orjinalinde Tibet halıları pratik ve izolasyon kolaylığı sağlayan özellikte yoğun ve yüksek hav dokumalardır. Yününden kaynaklanan canlı yapıları ve kullanım kolaylığı sebebiyle tercih edilirler. Bizim halılarımız da tüm bu üstün ve sıradışı özellikler mevcuttur.

09.02.2009
Bu haber 12008 okundu.
Yazdır Yorum Yaz
YORUM EKLE
Lütfen yorum eklemek için bilgileri eksiksizce doldurunuz.
Adınız
Lütfen adınızı yazın.Lütfen adınızı yazınız.
Email
Lütfen email adresinizi yazınızGeçersiz email adresi.
Yorum
Lütfen yorumunuzu yazınız.
Yorumunuz çok kısa.
Karakter Kaldı
Son Eklenen Yorumlar