| |
» Haberin Devamı... | ||||||
|
Reform Halı, el halısı görünümlü makine halısı üretiyor
Mustafa Annaç: “Standart makine halısı üretimlerinden farkımız dünyada ilk defa Yeni Zelanda Yünü’nden imal ettiğimiz yarı kamgarn iplerden el halısı görünümündeki makine halısını üretiyor olmamızdır.” 50 yıldır yün ve ipek el halısı üretiminde Türkiye’de aktif rol oynayan, üç ailenin ortaklığıyla 2003 yılında kurulan Trend Halı Sanayi ve Ticaret A.Ş., bugün Reform Halı markasıyla üretimini sürdürüyor. Geçmiş yıllardaki birikimlerine dayanarak faaliyet gösterdiklerini belirten firma Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Annaç üretimlerini şöyle anlatıyor; “Standart makine halısı üretimlerinden farkımız dünyada ilk defa Yeni Zelanda Yünü’ n-den imal ettiğimiz yarı kamgarn iplerden el halısı görünümündeki makine halısını üretiyor olmamızdır. Yanlış anlamalara yer vermemek için şunu da belirtmek isterim ki, Demirci’de el halısı görünümünde makine halısı üreten firmalar mevcut olup gerçekten güzel çalışmalar yapılıyor. Yalnız bu halılar straygarn ipinden, ağırlıklı olarak iç pazara yönelik üretiliyor. Bizim farkımız yarı kamgarn ipini çilede kök boyama tekniği ile kendi bünyemizde üreterek çok farklı bir konseptte el halısı görünümünü yakalamış olmaktır. Uşak’ta biri iplik diğeri dokuma ve konfeksiyon fabrikası olmak üzere iki fabrikamız var. Üretim bandımız ise şu şekilde gelişiyor; Yeni Zelanda’nın en kaliteli ve en uzun elyaflı iplerini ithal ediyoruz. Yeni Zelanda’dan gelen yünümüz önce iplik fabrikamıza gelir. Burada klasik el halılarında kullanılan yarı kamgarn ipleri üretilir. Bunlar boya-sız ekru iplerdir. Bu ipler el halıların-da kullanılan çilede kök boyama diye tabir edilen çile boyama metodu ile boyanır ve akabinde tezgahlarda kullanılacak hale getirilerek bobinlenir ve sonrasında dokuma fabrikamıza sevkedilir. Dokuma fabrikamızda işin tek mekanik kısmı gerçekleşir ve bu ipler dokuma tezgahlarında dokunur. Daha sonra yine klasik el halısı metotlarıyla konfeksiyon kısmı gerçekleştirilir. Bu halılar tek tek yıkanır, yıkandıktan sonra kurutma işlemine tabi tutulur ki bu çok zahmetli bir işlemdir. Özellikle el halısı üreticileri bunu çok iyi bilirler. Hem uzun ve zahmetli hem de el emeği isteyen bir süreçtir. Yünün aktif bir elyaf olmasından ötürü yıkama-kurutma işlemlerinden sonra bir nevi konfeksiyondaki son ütüleme gibi halılarımız tek tek gerilerek fikse işlemine tabi tutulur. Daha sonra da son kontrol işlemleri yapılarak, müşterilerimizin beğenilerine hazır hale getirilir.” Trend Halı Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Annaç’la yaptığımız söyleşide koleksiyonlarına yönelik bilgi şu bilgileri aldık… Koleksiyonlarınızda ağırlıklı olarak hangi renk ve desenleri kullanıyorsunuz? Şu an Uşak, Himalaya, Reform ve İpek kolesiyonu olmak üzere 4 farklı koleksiyonumuz mevcut. Uşak koleksiyonumuz klasik renk ve desenlerden oluşuyor. Desenlerimiz ağırlıklı olarak Uşak desenleridir. Himalaya koleksiyonumuz bilhassa Amerika’da “contemporary” diye tabir edilen klasik renklerden fakat modern desenlerden oluşan farklı bir konseptte üretildi. Amerika’da yoğun şekilde talep edilen bir ürün grubumuzdur. Üretim grubumuzun ciddi bir kısmını da oluşturmaktadır. Reform koleksiyonumuz ise modern renk ve desenlere sahip bir diğer ürün grubudur. Bu koleksiyonda fıstık yeşili, turuncu, lila gibi daha canlı ve modern renkleri görebilmek mümkün. Onun haricinde yeni bir koleksiyonumuz ise İpek koleksiyonu. Bu koleksiyonumuzu 2006 yılında tüketicilerin beğenisine sunduk. Bu halılarımızda adından da anlaşılacağı gibi saf ipek kullanıl-makta olup aynı zamanda ince el oyması ve el overloğu ile zarif bir görüntü kazanılmaktadır. Bu koleksiyondaki halılarımız dömiklasik mobilyalar ile güzel kombinler oluşturmaktadır. İpek koleksiyonumuz takriben 1 senelik bir hazırlık aşamasından sonra hayata geçti. Genellikle beyaz, sarı, pembe gibi açık renkleri tercih ettik. İpeğimiz de beyaz olduğundan, beyaz yünde beyaz ipeğin kullanımı tona ton oldukça güzel bir renk kombinasyonu meydana getirdi. Bunun haricinde bordo, yeşil tonlarını tali olarak kullanıyoruz. Desen konusunda firmanızın genel çizgisi nedir? Desenlerimizi kendimiz üretiyoruz. Zaten 50 yıllık bir el halısı geçmişimiz olduğu için belli bir desen arşivimiz bulunuyor ve her gün bu arşive yeni desenler ekliyoruz. Bunun dışında profesyonel bir desinatör ekibimiz mevcut. Onlar da yeni çalışmalarla değişimi yakalamamıza yardımcı oluyor. Tecrübe ve birikim bu açıdan çok önemli. Yenilikleri de yakından takip etmek de pazarın nabzını tutma adına kuşkusuz çok önemli. Örneğin üretimimizin %50’sini Amerika’ya ihraç ediyoruz. Dolayısıyla Amerika pazarının renk ve desen tercihlerini yakından takip ediyoruz. Bunun yanında kardeş sektörümüz el halısındaki renk, desen tercih ve değişikliklerini izliyerek kendi koleksiyonlarımız hazırlanmasında bu bilgilerimizden de faydalanıyoruz. Bu konuda hem altyapımız hem de farklı ürün gamlarında birikimimiz ve takip etme durumumuz olduğu için açıkcası desen konusunda zorlanmıyoruz. Şunu da belirtmek isterim ki, yurtdışından bilhassa Amerika’dan müşterilerimiz kendi desinatörleri olmasına rağmen genelde bizim onlara sunduğumuz desenleri tercih ediyorlar. Ürünlerinizi tüketiciyle nasıl buluşturuyorsunuz? Türkiye genelinde bir bayi ağımız mevcut. Yaklaşık 100 bayimiz bulunuyor. Ürünlerimizi tüketiciyle bayilerimiz aracılığıyla buluşturuyoruz. Onlar da bunu başarıyla gerçekleştiriyor. Satış ve pazarlama konusunda da tecrübeli bir ekibimiz var ve bu ekibimiz bayilerimizle sürekli irtibat halindeler. Yurtdışı faaliyetlerinizden bahseder misiniz? ABD’de bulunan ortağımız Suat İzmirli’nin koordine ettiği ABD pazarındaki satışlarımız Atlanta’da bulunan merkezimizden idare edilmektedir. Üretimimizin %50’sini Amerika’ya ihraç ediyoruz. Kalan kısmını ise iç pazar satışları ve kontrat çalış-maları oluşturmaktadır. 2006 yılını nasıl değerlendiriyorsunuz? 2006 iyi başladı, ama maalesef son dönemleri çok da iyi geçmiyor. Bu konuda en önemli nedenlerden biri dövizin dalgalanması ile birlikte piyasanın ciddi anlamda çalkalanması oldu. Daha sonra dolar eski seyrine ulaştıysa da bu değişiklik Türkiye’yi önemli ölçüde etkiledi. Geçtiğimiz yılı genel anlamda başarılı ancak olması gerektiği kadar başarılı olarak değerlendiremiyorum. Halı sektörünü değerlendirecek olursanız, yaşanan temel sıkıntılar sizce neler? Halı sektöründe yaşanan sıkıntılar aslında yalnızca Türkiye’ye özgü değil, dünyada da karşılaşılan sıkıntılar aynı. Örneğin desen taklidi konusunda dünya da kesin bir çözüm yolu üretememiş durumda. Bu koşullarda neredeyse bunu önlemenin imkanı yok gibi görünüyor ve yapılmaya da devam edilecek gibi görünüyor. Bunun yanında renk ve desen tercihleri de çok çabuk değişiyor. Bizim ürünlerimizin de taklitleri yapılıyor. Ancak taklit edilen modeller ya pazar süresinin %70’ini tamamlamış oluyor ya da yapılan taklitler çok başarısız oluyor. Dolayısıyla taklitler sizi etkiliyor mu diye soracak olursanız açıkçası çok da etkilemiyor.
Öncelikle kalite konusunu netleştirmek gerekir. Kalite halıda birinci konstrüksiyonla ortaya çıkıyor, yani dokuma yapısının sağlam olmasıyla beliriyor. İkincisi ise kullanılan malzemenin sağlam olmasına dayanıyor. Zaten makine halısının belli bir dokuma yapısı vardır. Ama onun haricinde malzeme olarak en uzun ömürlü ve en sağlıklı elyafı sunmak gerekir. Bu anlamda biz en sağlıklı olan yünü kullanıyoruz. Yün bu açıdan hem sağlık hem de sağlamlık açısından en doğru tercihtir. Yünün bir diğer özelliği ise diğer elyaflar kullanıldıkça eskirken doğru ve sağlıklı metodlar kullanarak üretildiyse yünün çok uzun ömürlü olmasıdır. Şöyle bir örnek vereyim; 50-100 hatta 150 yıldır kullanılan halılar vardır ve doğru kullanımla bu halılarda hiçbir deformasyon göremezsiniz. Ama eğer kısa elyaflardan üretilmiş halılar ve doğru iplik eğirme metotları kullanılmadıysa doğal olarak bunların ömürleri uzun olmaz. Zamanla halı üzerinde havsız kısımlar belirir. Bunlar ipliğin sağlıklı olmaması sonucu dökülmesidir. Dolayısıyla da halının ömrünün kısalmasına neden olur. Reform Halı’nın üretimde izlediği yol nedir? Türkiye’de zaten belli bir makina halısı imalatı var. Bu makina halısı içerisinde bizim kulvarımız çok farklı. Biz kendi yolumuzda ilerliyoruz. Bu anlamda Türkiye’de modern halıyı yünden imal eden tek makine halısı üreticisiyiz. Bizim temel felsefemiz yapılmayanı yapmak doğrultusunda. Bugüne kadar ürettiğimiz ürünler de zaten bunun bir göstergesi. Ama biz çalışmalarımıza sürekli devam ediyor, yeni koleksiyonlar hazırlamayı sürdürüyoruz. Dolayısıyla hiç durmuyoruz. 6 ayla bir sene arasında değişen sürelerde yeni bir koleksiyon çıkarıyoruz. Şu anda yeni desen ve koleksiyon çalışmalarımız sürüyor. Önümüzdeki dönemde bu yeniliklerimizi hep birlikte göreceğiz. |
|||||||