| |
» Haberin Devamı... | ||||||
|
Royal Halı iddialı renk ve desen alternatifleriyle
Taner Nakıboğlu: “Pazarın yönünü belirleyen tüketici alışkanlıkları hedef pazara göre hav tipi, renk ve desen belirlememizde en önemli faktör oluyor. Örneğin bazı pazarlarda zeminde koyu renkler veya klasik desenli halılar daha başarılı olurken, bir diğer pazarda tam aksine daha renkli ve modern desenli halılar bizi başarıya götürüyor.” Royal Halı’nın üretiminde son teknoloji Wilton dokuma tipi makinelerini kullanan firmanın yıllık üretim hacmi 5 milyon metrekare. Geçtiğimiz yıl grup olarak ulaşılan 45 milyon dolar ihracat rakamının, bu yıl 60 milyon dolar olmasını planlayan firma; Avrupa, Rusya, Amerika, Kuzey Afrika, Ortadoğu, Orta Asya ve çeşitli okyanus aşırı ülkelere ihracatını sürdürüyor. Halı çeşitlerini ülkelere göre renk ve desen farklılıklarını gözönünde bulundurarak tüketiciye ulaştırdıklarını belirten firma yetkilisi Taner Nakıboğlu, tüketici tercihlerine yönelik farklılıkları şöyle dile getiriyor: “Tüm ürün gruplarımızın ihracatını yapmaktayız. Fakat bazı pazarlardaki yasal düzenlemeler veya tüketici alışkanlıkları nedeniyle her ürünü her pazara arz edemiyoruz. Örneğin Amerika pazarına akrilik halılarımızı ihraç etmiyoruz. Pazarın yönünü belirleyen tüketici alışkanlıkları, hedef pazara göre hav tipi, renk ve desen belirlememizde en önemli faktör. Örneğin bazı pazarlarda zeminde koyu renkler veya klasik desenli halılar daha başarılı olurken, bir diğer pazarda aksine daha renkli ve modern desenli halılar bizi başarıya götürüyor.”
Yeni pazarlara açılmayı planladıkla-rını belirten Nakıboğlu: “Hedefte tabi ki yeni pazarlarımız bulunuyor. Öncelikle ürün gamımız genişleyecek. Ar-Ge ekibimizle birlikte sürekli yeni kaliteler üzerine araştırma ve denemeler yapıyoruz. Bu çalışma hem ürün, hem de pazar araştırması şeklinde oluyor. Nihai olarak hedefimiz, müşterilerimizin zevkine tam olarak hitap edecek kaliteli halılar üretmek. Bu yıl yün halılarda birçok süprizle geleceğiz. Lisansörü olduğumuz ‘Pierre Cardin’ markası ile de pazara canlılık getirmeyi hedefliyoruz” dedi. ‹hracatın hem firma, hem de Türkiye açısından önemini vurgulayan Nakıboğlu sözlerini şöyle noktaladı: “Sonuçta ülkeye giren döviz rezervi ülkenin ekonomisini güçlü kılacak, şirketlerin kasasına yurtdışından giren dövizle kur riskinin azaltılması ve devlet teşviki şeklinde örneklendirilebilecek birçok avantajı beraberinde getirecektir. Böylelikle gerek ülkemiz ve gerekse ihracatçı firmalar, daha da güçlü bir konuma geleceklerdir.”
|
|||||||