» Haberin Devamı...

Doğu’nun halıları Bereketlendi

DÜNYA KARS’I TANIDI

“Bereket Halı’nın sahibi Celalettin Vardarsuyu, Kars yöresinde insanların kendi evlerinde kullanmak için dokuduğu halıları, dünyaya tanıtmak için elinden gelenin fazlasını yapıyor ve dünya Kars ile tanışıyor.”

Yılların deneyimiyle, el halısı sektöründe başarılı çalışmalarını sürdüren Bereket Halı’nın sahibi Celaleddin Vardarsuyu, dergimize Kars Halıları’na yönelik yaptığı yeni çalışmaları aktardı:

El halısı ikiye ayrılır; birincisi satmak için yapılan ticari amaçlı halılar, diğeri de insanların evinde kullanmak için dokuduğu halıdır. Genel olarak baktığımızda, halıların hemen hemen hepsi Sivas ve Sivas ’ın batısında kalmaktadır. Afyon, Isparta, Kütahya… Doğudan da bazen Erzurum ve Kars’tan çıkardı. Ama o halılarla da pek ilgilenmezdik. Çünkü bizim için el halılarının merkezi orası değildi. 1995 yılından bu yana el kilimi ve el halısıyla uğraşıyorum. İçimde olan halılar için bir şey yapma isteği, geçen senenin başlarında daha da yoğun bir şekilde kendini hissettirmeye başladı. Ben kilimlerle ve halılarla ilgili nasıl bir şey yaparım… Tabi bu bürokratik yollarla değil, esnaf boyutunda olmalıydı. Geçen sene bana doğudan 5 tane halı geldi. Çok güzel halılardı, fakat onları işleyecek teknoloji elimde yoktu. Yani eski olan halıları bugünkü insanın kullanımına sunacak yıkama, kimya bilgisi yoktu. Bugün ise yanımdaki halıcılar, Amerika’da çalışmalara katıldılar. Orada Ermeni halıcılardan; renk değiştirmesini, halıyı ve halıyı tamir etmesini öğrendiler. Bu gözlükle baktığım zaman halı ne hale gelebilir bunu gördüm. Daha sonra doğudan eski, yıpranmış halıları alarak, onları kullanılabilecek duruma getirip, pazara sokmayı hedefledim. Ayrıca piyasada öyle bir şey vardır ki; Bereket Halı girdiği her işte başarılı olur, aldığı bir şey mutlaka moda olur. Piyasadaki bu durum hoşuma gitti. Bütçemiz dahilinde ne kadar alabiliyorsak aldık. Piyasadaki firmalar bizden daha fazlasını almaya başladılar. Benim yaptığım araştırmalara dayanarak söylüyorum, 4 ile 5 bin adet halının toplandığını düşünüyorum.

Bir halı ortalama 8 metrekaredir. 5 bin olarak alırsak halı adedini; 40.000 metrekare civarı yapıyor. Bunun yaklaşık 6.000 metrekaresi satıldı. 1.000 metrekaresini ben sattım, diğerlerini başka arkadaşlar sattı. Satışlarımız başta A.B.D. olmak üzere çoğunlukla yurt dışına oldu. Şunu söyleyeyim; artık batı (Sivas, Isparta v.b.) el halısı merkezi lmaktan çıktı, onun yerine doğu halı deposu konumuna geldi. Ama ne yazık ki ticaret amaçlı dokunulmadığı için, bu halıların çoğu çürümeye yüz tutmuş durumdadır. Kullanım amaçlı olduğu için kaderine terkedilmiştir.

Halk da kullanmıyor artık. Batıdaki kız nasıl makine halısını kullanıyorsa, doğudaki kız da aynı şekilde makine halısını seviyor. El halısını bir köşeye atmış. Ama biz bu halıları toplamaya başlayınca kıymete bindi tabi. Ama yine de doğuda toplanmayı bekleyen çok halı var. 40.000 metrekare civarı toplandığını söylemiştim zaten, ama daha bunun on katı kadar toplanmayı bekleyen halı var.

Halıların hem doğudaki insanlar için hem de pazar için maddi değeri nedir?

Bunu ancak Gaziantep’ten öğrenebiliriz. Antep halıcıları, makine halısı ile el halısı arsında değiş-tokuş yapıyorlar. Yani el halısını alıyor, yerine makine halısı veriyor. Antep halıcısı bu operasyondan yaklaşık 30.000 dolarlık bir kar yaptı. Tabi parasal boyutunu bununla ölçemeyiz. Daha toplanmayı bekleyen çok halının olduğunu söylemiştim. Bizim genç halıcılarımız çok iyi bilgiye sahipler. Girişkenler ve yırtıcılar, bu pazarı değerlendireceklerdir.

“Sanat, etnisite veya hormonlarla kirletilmemiş”

Sanat derken; öyle folklorik bir şey değildir. Kürt dokuduysa Türk’ün dokuduğuna benzemiyor, Türk dokuduysa Kürdün dokuduğuna benzemiyor. Etnitise derken bunu anlatmaya çalıştık. Hormonlardan da kasıt şu; son 15-20 yıldır, koyunlara hormon verilmeye başladı. Fakat dokunmuş Kars halıları ya bundan daha eski bir yaşa sahip ya da hormon verilmemiş koyunların yünüyle yapılmıştır.

“Yaşanmış halılar’’ Üzerinde yaşamın izleri var. Yani her halı insanların hayatından bir kesiti yansıtıyor.

“El dokuması yer yaygılarıdır”

Elde dokunmuştur. Ama ben halı demek istemiyorum, çünkü halıda bir züppelik vardır. Halılar sanat kaygısı taşımaya başladığı zaman ben orada bir züppelik görüyorum. Kars halılarının dokunma amacı ise; ailesini soğuk hava koşullarından korumak içindir. İhtiyaçtan dokunduğu için sanat kaygısı olmamıştır. Bu yüzden “yer yaygısı” demeyi tercih ediyorum.

“Gayri ticari dokunmuş”

Satmak için dokunmamışlardır.

“Kars, Ardahan, Erzurum, Ağrı ve Muş bölgelerinde dokunmuştur”

Adı geçen bölgelerde dokunmuş halılardır.

“Koyunların cinsi kavik”

Orada kahverengi koyuna “kavik” deniliyor.

“1980 ve 1990’larda dokunmuş” Daha eskileri korunamadığı için maalesef çürümüş. O yüzden elimize geçmediler.

“İşlevleri ısı izolasyonu”

Sanat kaygısı yok. Sadece ısınmak için yapılmışlar, ama eminim onlardan daha fazla sanat değeri taşıyorlar.

“Elde irilmiş iple dokunmuştur”

Makinede dokunmuş iple, elde irilmiş ip arasında çok fark vardır.

Yani, Gördes düğümü; çift düğümlü bir şekilde dokunmuştur.

“Mükemmel dokuma mühendisliği’’ İnsanlar tarihte ilk önce dokumayı öğrenmişlerdir. Henüz mağarada yaşayan insan, ev yapımından önce üşümemek için dokuma mühendisliğini geliştirmişlerdir.

“Acem, Ermeni, Türk ikonografyalarının tercümeleri...”

O yörede kutsal kabul edilen değerlerin halı üzerindeki tasvirleridir.

“Prototip tasarımlardır…”

Tasarımların hepsi birbirinden farklıdır. Yani bir kalıpları yok, özgün çalışmalar. Hepsi bu yüzden çok değerli zaten.Yaptığımız ihracatlarda da bunu görüyoruz. 2 milyon $ ihracat söz konusu.

“20. yüzyılın anıtsal bilgeliği”

8. yüzyılda Orta Asya’ya İslamiyet’in girmesinden sonra çok büyük değişiklikler oldu. 13. yüzyılda Anadolu’da Tasavvuf önemli bir yerdeydi. her yüzyılda insanın yaşamını anlatan, değiştiren olaylar olmuştur. Günümüzde de Kars halıları insanın hayatta nasıl yaşadığını gösteren, 20 yüzyılın anıtsal bilgeliğinin göstergesi durumundadır.

Bu arada halılar size sağlam gelmiyor, onları bu hale getirmek için ne gibi işlemler yapıyorsunuz?

Halılar bize toz toprak içinde geliyor. çünkü halılar yıllardır kullanılmamış bir şekilde duruyor. Batıda ki insanımızın zevki neyse, doğuda ki insanımızın zevki de o. Bugün moda olan her şeyi kullanmak istiyorlar. Bu yüzden de makine halısı kullanıyorlar ve el halılarını bir kenara koyuyorlar. Bekledikleri için toz, toprak içinde bize geliyorlar. Korunmamış ve harap bir şekilde olan halılar, öncelikle toz dolabına giriyor.

Burada nasıl bir işlem görüyor?

Devamlı dönen bu alette halılar tozlarından ayrılıyor. Tozlarından ayrılan halılar, New York ve Milano gibi merkezlere gidebilecek boyuta getiriliyor. Türkiye’de olmasını isterdim ama yok.

Hüviyet gibi işlemler yapılıyor yani.

Evet. 2 cm. olan tüy boyutu, 3 mm. ’ye iniyor. Tıraşlamadan sonra halılar yıkamaya veriliyor. Yıkandıktan sonra ya olduğu gibi bırakıyorum ya da gideceği pazara göre değişik işlemlerden geçiriyorum. Mesela; frapan renklerin istendiği bir pazara gidecekse yıkamadan sonra öylece bırakıyorum. Şayet daha pastel renklerin istendiği bir pazara gidecekse bu defa halı 3- 4 ay güneşin altında bekletiliyor.

Soldurmak için mi bu işlemi yapıyorsunuz?

Evet, soldurmak için. Eğer halılar organik pazarına sokulmak isteniyorsa, soldurma işleminden sonra hidro denilen renk alıcı malzemelerin olduğu kazanda kaynatılarak tüm renklerinden arındırılır. Geriye sadece koyunun renkleri kalır. Buda yetmezse oksijen kullanılarak koyunun kendi rengi de halının üzerinden silinir.

Sonuçta pazarı siz bildiğiniz için, hangi pazara hangi işlemin yapılması gerektiğine siz karar veriyorsunuz.

Evet, biz karar veririz. El halıcıları pazar ne isterse onu yapar, bizim için önemli olan malın halıların dışarı çıkması ve paranın yurda dönmesidir. Bunun olabilmesi için de tüm halıcıların bu işe el atması lazım. çünkü doğuda değerlendirilmeyi bekleyen çok halı var. Orada çürüyerek milli servete zarar veriliyor, bunu unutmamak gerekir.

 

 » Ana Sayfa