|
|
» Haberin Devamı... | ||||||
|
ANTİKA HALI VE KİLİM ONARIMI ÜZERİNE BİR SOHBET
Hüseyin Karaçakal: “Bu işin devamlılığını koruyabilmesi için ustaların bilgi birikimlerini ve tecrübelerini aktarabilmeleri gerekir. Bu nedenle de devletin bu işe kesinlikle katkıda bulunması gerekiyor.” - Kısaca sizi tanıyabilir miyiz? Bu işe nasıl başladınız? - İsmim Hüseyin Karaçakal. 1964 yılında bu işe başladım. Ustam Kayserili Mehmet Köker’dir. 1964 yılından 1970’e kadar kendisiyle beraber çalıştık. Bunun akabinde askerliğimi yapmak üzere işe ara verdim ve 1974 yılında döndüğümde halı tamiri işine Mıgırdiç Zotikoğlu ile yeniden başladım. Halı ve kilim tamirciliği başlı başına beceri isteyen bir meslek. Bu işi sevmeyen de kesinlikle başarılı olamaz. Halı ve kilim onarımı incelikleri olan bir meslek ve tüm bu incelikler de tamir işlemi esnasında gözlerinizin önüne seriliyor. Kilim alımı ve ticareti 1980’lerden sonra başladı. Daha çok Avrupalı esnafın benimsediği bir ticaretti bu. Bir süre boyunca halı piyasası durdu ve talep kilime yöneldi. Kilim ticareti başlayınca haliyle bunun tamiri de ortaya çıktı. Bu konuda kendini geliştirmiş, uzmanlaşmış bir çok usta yetişti ancak günümüzde bunların bir çoğu ticaret amacıyla sanatını tam olarak icra edemediler. Ben 1995 yılında bu mesleği bıraktım. O dönemlerde sayılı bir kaç çok iyi usta vardı ancak onlar bugün neredeler bilemiyorum. Türkiye’de bir zanaatkar, emeğinin hakkını ne yazık ki tam anlamıyla alamıyor. - 1995 yılında mesleğinizi bıraktığınızı söylediniz. O zamandan beri özel istekler, talepler oldu mu? - Tabi ki oldu. Ben de memnuniyetle kabul ettim. Antika halı ve kilimlerin birer milli servet olduğunu düşünüyorum ve bunları yeniden kazanmak çok güzel bir duygu. - Halı ve kilim tamiri arasında bir farklılık var mı? - Bir usta için ikisi arasında pek bir fark olmaz. Bu konuda çok da uzman olamayan bir kişi için ise elbette ki bazı farklılıklar olacaktır. Örneğin halı tamiri biraz daha kolay görülür. Ancak dediğim gibi bir usta için ikisinde de herhangi bir zorluk olmuyor. - Bugüne kadar tamirini gerçekleştirdiğiniz halı ve kilimler arasında yabancı menşeili olanlar var mıydı? - Benim tamirini gerçekleştirdiklerim genellikle Anadolu halı ve kilimleriydi. 1995 yılında emekli olduğum Anadol Halı o dönemde Türkiye’nin tekeli gibiydi. Şirket olarak o dönemde yabancı halı ve kilimlerle pek uğraşmıyorduk. Zaten Avrupalı esnaf ve tüccar daha çok Anadolu halı ve kilimleri tercih ediyordu. İran halıları örneğin çok ayrı bir piyasa içinde yer almaktadırlar. Bizim İran halıları ile bir alışverişimiz olmadı. Avrupalı esnaf zaten İran halılarını kendi ülkelerinde bulabiliyordu. - Bu iş kolunun eğitimini veren bir okul var mı? - Bu işin bir okulu malesef yok. Bunun önemli bir açık olduğunu düşünüyorum. İyi ustaların yetiştirilebilmesi için devletin bu işe kesinlikle katkıda bulunması gerekiyor. Neticede bu antika halı ve kilimler birer milli servet sayılır ve yetişen ustalar da bunları bizlere geri kazandırmış oluyorlar. - Halı ve kilim tamiri ölen zanaatlardan biri diyebilir miyiz? - Çok önemli bir noktaya temas ettiniz. Bugün artık konusunda uzman olan ustalar Türkiye’de kalmıyor çünkü burada emeklerinin karşılığını alamıyorlar. Yurtdışına gidiyorlar. Dolayısıyla da burada bir sonraki nesli yetişterebilecek ustalarımız kalmıyor. Bugün haberini aldığım bir kaç ustamız var. İyi bir şirkette işbirliği yaparak çok iyi çalışıyorlar ancak onlar dışındakiler günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek için uğraş veriyorlar. Geleceği bu konuda pek parlak görmüyorum ne yazık ki. - Bugüne kadar sizin yetiştirdiğiniz ustalar oldu mu? - Ben çok iyi bir ustadan eğitim aldım ve kendi öğrendiklerimi aktarıp yetiştirdiğim bir çok usta oldu. Bu işi çok sevdiğim için kabiliyetli gördüğüm kişileri gönülden yetiştirdim. - Gerçekleştirdiğiniz önemli ve büyük tamiratlar oldu mu? - Emekli olmadan önce, 1992 yılında, Ağahan’ın kilimlerini tamir etmiştim. O dönemde çalışmakta olduğum Anadol Halı’nın müşterilerinin %80 kadarı yabancıydı. Bu kişiler bizden mal aldıklarında şirket sahibiyle pazarlık yaparlardı; “Alacağım halı ve kilimleri Hüseyin Bey tamir ederse alıyorum” derlerdi. Bizim Amerika’dan bile gelen müşterilerimiz vardı. Şirketimiz satış ve tamir işinde sürekli olarak yurtdışı ile çalışıyordu. Antika halı ve kilimin değerini Türk halkı pek fazla bilmiyor ve bugün eski halı ve kilim merakı da kalmadı; evlerinde olanlar bunları manevi değerleri bakımından saklıyorlar sadece. Günümüzde kimse gidip de eski halı veya kilim almayı düşünmüyor artık. Bu bizim tarihi değerlerimizden biri ve Avrupalı bunu çok iyi biliyor. Mesela bizler çocuklarımızı müzelere götürüp onlara eski halı ve kilimlerimizi gösterip öğretmiyoruz. - Eski halılar ile yeni dokunan el halıları arasında ciddi bir kalite farkı var mı? - Kalitede farklılık yaratan yün ve boya değeridir yoksa dokuma tekniği aynıdır. Halı ve kilimlerde yün ve kök boya kullanımı daha kaliteli bir ürün çıkmasını sağlar. Kimyasal boyalar örneğin kök boyanın yerini asla tutamaz çünkü 20-30 seneden sonra kimyasal boyalar atmaya başlar. - Sizce bu zanaatın ölmemesi için neler yapılabilir? - Bu zanaatın ölmemesi için artık yapılacak birşey yok ne yazık ki. - El emeğinin hakkı tam anlamıyla alınamıyor dediniz. Bugün böyle bir onarımın mali portresi nedir? - Fiyatlar, onarılacak halı ve kilimin büyüklüğüne göre tespit edilmektedir. Bir de bu işin tam anlamıyla ehli olmayan insanlar da fiyatları düşürüyor ne yazık ki. Örneğin bir ustanın 1 milyar fiyat biçtiği bir onarımı 500 milyona yaparım diyen kişiler var piyasada. Bu işin bir okulu olmadığı için bir ehliyeti de yok. Oysaki üniversitelerde uygulamalı dersleri olsa ilerisi için çok güzel bir adım olur. Bu işin devamlılığını koruyabilmesi için ustaların bilgi birikimlerini ve tecrübelerini aktarabilmeleri gerekir. - Bize düğüm çeşitleri hakkında bilgi verir misiniz? - Halılarda iki çeşit düğüm bulunur. Bunlardan biri Türk düğümü diğeri de İran düğümüdür. Bizim halılarımızda Türk düğüm sistemleri kullanılmaktadır. - Antika halı ve kilim onarımında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? Antika halı veya kilim onarımı yaptıracak kişinin, onaracak kişiyi seçerken nelere dikkat etmesi gerekir? - Halı veya kilim onarımında en önemli nokta halının kendi öz malzemesinin kullanılmasıdır. Bu öz malzeme temin edilebiliyorsa onarım esnasında herhangi bir sıkıntı yaşanmaz. Bugün çok iyi yün boyama ustaları var ve kök boyaya yakın boya yaparlar. Onarım esnasında onların yaptıkları bu boyalar da kullanılabilir. Ayrıca eski kilimlerden de malzemeler alınarak onarım gerçekleştirilebilir. Halı değerini onarım nedeniyle asla yitirmez. |
|||||||