» Haberin Devamı...

Uzakdoğu’da ürettiklerini, Türkiye’ye ve dünyaya satıyorlar
HADEKS’TEN ÜRETİM VE PAZARLAMA BAŞARISI

Mustafa Köker: “İhracat yaptığımız müşterilerimizin bile ucuz işçilik arar olması ve onların da Uzak Doğu’ya yönelmesinden ötürü Hadeks olarak biz de ister istemez, ülkemizin zevk ve modasına uygun olan renk ve desenleri tasarlayıp Uzakdogu’da imalat yapıyoruz. Getirdiğimiz ürünlerin bir kısmını yeniden ihraç ediyoruz, bir kısmını da yurtiçinde pazarlıyoruz.

Halı sektöründe köklü bir geçmişi olan Hadeks’in sahibi Mustafa Köker’le sektörün sorunları ve yeni gelişmeler hakkında sohbet ettik. Sektörün ortak sorunlarına değindik ve Mustafa Bey’in görüşlerini sayfalarımıza yansıttık...

Okuyucularımıza Hadeks’i ve Mustafa Köker’i tanıtarak başlayalım isterseniz?

İsmim Mustafa Köker. Elbistan’da doğdum ve ticaret hayatına da Elbistan’da atıldım. Halı sektörüne başlamamız çok eskiye dayanıyor. Babadan gelen bir meslek diyebilirim. Toptan halıcılığa başladığımızda İstanbul’a geldik. Önceleri Anadolu’dan toplanan ürünler ihraç ediliyordu ve biz de bu halıların ihracatını üstlendik. 1993 yılından beri uluslararası fuarlara katılıyoruz. Bu fuarlarda hem firmamızı hem de ülkemizi en iyi biçimde tanıttığımıza inanıyorum. Bunun dışında ithalat yapmamız da gerekti. Bunun nedeni; ihracat yaptığımız müşterilerimizin bile ucuz işçilik arar olması ve onların da Uzak Doğu’ya yönelmesidir. Bu nedenlerden ötürü Hadeks olarak biz de ister istemez, ülkemizin zevk ve modasına uygun olan renk ve desenleri tasarlayıp Uzakdogu’da imalat yapıyoruz. Getirdiğimiz ürünlerin bir kısmını yeniden ihraç ediyoruz, bir kısmını da yurtiçinde pazarlıyoruz.

Ürünlerimizin renkleri ve desen tasarımları, Avrupa’da ihraç edilecek ülkelerin beğenilerine uygun olacak bir şekilde burada yapılıyor ve yine bizim belirlediğimiz yün kalitesinde Uzak Doğu’da dokunuyor. Orada üretilen bu halıları ithal ediyoruz.

Üretimde hangi ülkelerle çalışıyorsunuz?

Uzak Doğu’da Çin, Hindistan, Pakistan, Nepal ve bir de İran’dan ithal ediyoruz. İhraç ettiğimiz ülkeler ise işçiliğin daha pahalı olduğu Batı Avrupa, Amerika, Güney Amerika ve Güney Afrika ülkeleridir. Türkiye’deki işçilik maliyetleri Uzak Doğu ülkeleri ile kıyaslandığında yüksek kalıyor ve bu nedenle dokumayı Türkiye’de yaptırmanız halinde dış rekabeti sağlayamıyorsunuz.

El dokumada her bütçeye uygun halı çeşidimiz mevcut. 20-25’e yakın farklı kalitede ürün çıkarıyoruz. Bu ürünlerde moda olan renklere göre sık sık değişiklikler de yapıyoruz. Örneğin 6 ay sonra gelecek ürünlerimizin projeleri şu anda hazır.

Desen çalışma konusunda destek aldığınız bir yer var mı yoksa bu işi kendi bünyenizde mi hallediyorsunuz?

Ev tekstilini, renkleri, yurtiçi ve yurtdışı fuarları takip ederek kendi bünyemizde desen çalışmalarını gerçekleştiriyoruz.

Elyaf cinsi olarak baktığımızda hangi cins elyafları kullanıyorsunuz?

Ağırlıklı olarak yün halı çalışıyoruz. Bunun dışında ipek halı, kilim türleri ve dekoratif el halılarımız da var.

Deri halılarınız ve shaggy halılarınız var. Bu ürünlerle ilgili bilgi alabilir miyiz?

Deri halılarda toptan satışımız var. 3-4 noktada üretimlerimiz mevcut. Bunların tasarımlarını üretici ile karşılıklı belirliyoruz. Türkiye genelinde satışımız var ve ayrıca Batı Avrupa ve Amerika’ya da ihracatımız var.

Halı sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce halı sektöründeki sorunlar nelerdir?

Sektörün geleceğinin iyi olacağını düşünüyoruz. Şu anda Avrupa’da yaşanan bir durum var o da halının artık neredeyse günübirlik kullanılıyor olması. İnsanlar, renklerini ve görünümünü beğendikleri halıyı hemen alıyorlar, hoşlarına gittiği müddetçe de kullanıyorlar. Kullanım alışkanlıkları değişti. Eskiden insanlar aldıkları halıyı yıllarca kullanacaklarını düşünerek halının kalitesine çok önem veriyorlardı. Aynı kalitedeki halıları üretirken modayı da takip ederek üretim yapıyoruz. Tasarımlarımız, yeni koltuk modellerine uygun yapılıyor ve fiyatları da çok uygun. Hadeks olarak ürünlerimizi İstanbul ve Türkiye genelinde toptan pazarlıyoruz. My Home adı altında bayilikler oluşturuyoruz. Bu bayilik ağımız her gün biraz daha genişliyor.

Şu anda toplam kaç noktada bayiliğiniz var ve bunlar nerelerde?

2 tanesi İstanbul Merkez, Çorlu, Kahramanmaraş, Adana ve Malatya olmak üzere şu anda toplam 6 noktada bayimiz var. Bu sayıyı ilk etapta 50’ye çıkarmayı planlıyoruz. İstikrarlı ve düzenli bir şekilde ilerlemeye çalışıyoruz.

El halısı dışında ne tür ürünleriniz var?

Ürün yelpazemiz çok geniş. 25 çeşit halı sunma imkanımız var. Halılarımızı özel olarak dokuttuğumuz için hepsinin özel isimleri var. Müşterilerimiz bizi ziyaret ettiğinde onlara bu ürünleri katalogları ile birlikte sunuyoruz. Halıcılıkta düzenli çalışmak çok önemli. Örneğin bir firma 4 m2’lik bir halıyı elinde seri olarak bulundurduğunda müşterisine bunun yolluğunu, oturma odası takımını, yatak odası takımını ya da salon takımını rahatlıkla sunabillir. Telefonla sipariş alındığında bu siparişi ertesi gün teslim edebiliyoruz. Türkiye’nin her noktası için geçerlidir bu hizmetimiz.

Toptan satışını gerçekleştirdiğiniz ürünerin fiyatları hakkında da bilgi alabilir miyiz?

Bu portre elbette ki üründen ürüne değişiklik gösteriyor. Firmamızda orta kaliteden tutun en üst kaliteye yani ipek halıya kadar ürün çeşitleri mevcut. Ürün satışımız da bölgelere göre değişiklik gösteriyor, örneğin ipek halısı satışı her bölgede yüksek değildir ancak orta kalite halı her bölgede iyi satıyor.

Halıda renk tercihleri ne şekilde oluşuyor?

Halıda renk tercihleri, Türkiye genelinde ve hatta İstanbul’un iki ayrı semtinde bile farklılık gösteriyor. Örneğin Levent bölgesine pazarlayacağınız halı ile Fatih bölgesine sunacağınız halı farklı oluyor. Türkiye geneline bakarsak mesela İzmit ile İstanbul benzerlik gösterirken, Ankara, Eskişehir birbirinden tamamen farklıdır. Doğu’ya doğru gidildikçe bu farklar daha belirgin bir hal alıyor. Doğu bölgelerde genellikle daha koyu renkler tercih ediliyor. İstanbul gibi Batı kesimde yer alan şehirlerde ise halının en açık tonları daha çok tercih ediliyor.

Bir süre önce ithalatla ilgili bir takım sıkıntılar yaşandı. Gümrük vergileri arttırıldı. Bu konudaki düşünceleriniz nedir?

İthalatı engelleyici olarak çıkarılan bu kanunun esas amacı iç piyasadaki üreticiyi desteklemekti. Ancak bana göre yanlış bir uygulamadır. Halıları Uzak Doğu’da dokutan bir firmanın aylık harcaması buradakinden çok daha ucuza geliyor. Firmanın aynı fiyatlarda halıyı burada dokutmasına imkan yok. Devletin asıl amacı sanayileşmek olmalı. İthalatı engelleyerek imalatı desteklemeye çalışmak bir yol evet ama bu şekilde başarılı olmak zor. Bir zamanlar makine halıcılığında en büyük isim olan Belçika bu konumunu yavaş yavaş kaybetmeye başladı ve yerine Türkiye bir yükselişe geçti. Makine halıcılığı konusunda bir merkez haline gelmekte olan Türkiye’nin de zaman içinde bu konumunu yitireceği yolunda bir takım görüşler var. Ancak ben bunun 5-10 yılda gerçekleşeceğini sanmıyorum. Belçika’da bu süre neredeyse 50 yıldan fazla sürmüştür. Türkiye’nin de en az 20 yıl kadar bir merkez olarak kalabileceğini düşünüyorum. Türkiye’nin makine halıcılığında Belçika konumuna geçmesi gerekiyor. Teknoloji açısından da kendimizi geliştirip makine de üretmemiz gerekli bence.

Yurtiçinde el halısı üretiminiz devam ediyor mu?

Değişik yörelerde var ancak zor. Bizim Elbistan’da ürettiğimiz halının birebir aynısını Hindistan’da üretiyorlar. Verdikleri fiyatlar da bizimkilerin 1/3 fiyatı. Bu nedenle Batı’daki müşterilerin bu ürünü bizden alma şansı kalmıyor. Doğu’ya yöneliyorlar. Bizim kendi ürünlerimizi alıp orada dokutuyorlar ve böylece biz devreden çıkmış oluyoruz. Türkiye’nin üretimde kendi tecrübesi var. Batılı ülkeler bu işi yapmaya çalışıyor ancak %100 başarılı değiller. Bizler ise Uzak Doğu’da dokuttuğumuz halıları daha kaliteli dokutabiliyoruz. Bu nedenle bu halıları dışarıda üretmiş olsak bile Avrupa’ya ya da Amerika’ya daha kolay pazarlayabiliyoruz. Batılılar bizim ürünümüzü dışarıda ne kadar yaptırsalar da bizim kadar başarılı olamazlar. Devletimizden beklediğimiz ihracat ile ithalatı birbirinden ayırt etmesidir. Bir üretici orada dokuttuğu halıyı rahatlıkla Avrupa’ya ya da Amerika’ya satabilmeli. Bu hem üretim başarısıdır hem de pazarlama başarısıdır. Şu anki gümrük vergileri nedeniyle bu bahsettiğim konu bıçak gibi kesilmiştir. Örneğin Uzak Doğu’da 100 dolara yaptırılan bir ürünü Avrupa’ya yaklaşık 120 dolara satabilirsiniz. Ancak şu anki vergiler nedeniyle bu kalitedeki ürünler 200 dolar üzerinden vergilendiriliyor. Dolayısıyla masraflarıyla beraber bu ürün size 160 dolara mal oluyor ve ürünü bu fiyata Avrupa’ya pazarlama olanağınız da kalmıyor.

Bizler de isteriz ki kendi ülkemizde üretim yaptıralım, o üretimi ihraç edebilelim. Daha önce de dediğim gibi artık sanayileşmek zorundayız. Ticaretin ana noktası şudur; müteşebbisi serbest bırakmak. Kim nerede ne pazar buluyorsa bırakın satsın. Eğer devlet alınıp satılan herşeye karışırsa üreticiyi de bir köşeye sıkıştırmış olur. Bu yüzden yatırımlar da zarar görür, yapılamaz. Doğru olan, müteşebbisi desteklemek, önünü açmak. Tabi bunu da bilinçli bir şekilde yapmak gerekli.

Son dönemde halıda yeni yatırımlar devam ediyor ve fiyatlarda dalgalanmalar yaşanacak. Sizce bunun halı sektörüne etkisi ne olur?

Katkısı ya da zararını düşünmekten çok ticareti kuralına göre yapmak lazım. Makine halısı üreticilerinin hedefi dış pazar olmalı. Belçika’nın kaybettiği nokta iyi tespit edilip o boşluğun doldurulması lazım. Firmalar kendi aralarındaki mücadeleyi bırakıp, oluşan boşluğu doldurmayı hedeflemelidir. Firmaların arasında yaşanan bu çekişme devam ettiği sürece öncelikle ülkemiz kaybedecektir. Yanlış rekabetten kimseye hayır gelmez diye düşünüyorum.

Daha kaliteli ve daha güzel bir ürün üretmek adına oluşan rekabet doğrudur. Ancak fiyatlarda yıkıcı bir şekilde dalgalanma yaratmak doğru değildir. Duvardan duvara halı sektöründe yüksek kar marjları söz konusu ise ve bugün de bu en aşağı inmişse, zamanında kazanılanlar açısından bugünü hoş karşılamak gerekir. Duvardan duvara halıya olan talebin azalması Türkiye ve Avrupa’daki parke satışlarının artmasından kaynaklanıyor. Eskiden zemin malzemesi olarak duvardan duvara halı kullanılırdı ancak son birkaç yıldır bunun yerini parke almış durumda. Parke kullanımı da beraberinde parça halıyı getirdi. Duvardan duvara halının kaybettiği nokta budur, parke ve pvc yüzündendir. Bu sadece Türkiye için geçerli bir durum da değil, tüm dünyada böyle.

Muhtelemel satış noktalarına iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Toptan satış yapan arkadaşlarımız işin püf noktasını öğrendiler. Geçmişte her türlü halıyı alıp, stoklayıp çeşidinin devamını sağlayamıyorlardı. Bu yüzden mağazalarında gereksiz bir stok oluşuyordu. Şimdi artık stok bekletmeye hiç gerek kalmadı çünkü eksiklerini biz tamamlıyoruz. Hangi ölçü, hangi desen eksikse bunu takip edip karşılıyoruz. Halıcılık artık daha kolay. Kataloglar yardımıyla müşteriye bir tek halı gösterip evinin değişik bölümlerinde kullanmak üzere 10 tane satabiliyorsunuz. Bu nedenle de fazla bir stoğa gerek yok artık. Satış noktalarımıza her çeşit halıyı anında temin edebiliyoruz. Bu nedenle tüm diğer arkadaşlarımıza tavsiyemiz devamı olmayan bir ürün ile çalışmasınlar. Ürünün fiyatı onları yanıltmasın. Düşük fiyatlı olsa da devamı olmayan bir ürün stoğunda kalır, sırtına yük olur.

 

 » Ana Sayfa