|
|
| |
» Haberin Devamı... | ||||||
|
Tarihten günümüze
Naciye
Kayıpmaz Sümer
Halı Genel Müdürlüğü Geleneksel Halı ve El Sanatları
Araştırma Müdürü Orta
Asya’dan başlayıp Anadolu‘ya kadar geniş bir coğrafyada
yaşayan Türkmenlerin tarihi, kültürel, ekonomik ve sanatsal
değerlerinin en önemli görsel vesikaları olan düz veya düğümlü
dokumalar; her yüzyıla damgasını vuran bir değişim ve
gelişim göstererek günümüze gelmiş el sanatı ürünlerimizdendir.
Dokumalar, kimliklerini ve etiketlerini ya yapıldığı
yörenin isminden ya da orada yaşayan Türkmen boy ve oymak isimlerinden
almaktadır. Kırşehir ve Mucur halıları da Anadolu
dokuma kültürü içinde dokunduğu coğrafik bölgenin adından
esinlenerek isimlendirilmiştir. Kendi içerisinde küçük özellikleriyle
ayırt edilebilecek yapısal özellik farklılıkları
gösteren bu iki halı dokuma merkezi, pek çok uygarlığa
beşiklik olmuş önemli tarihi yerleşimlerimizdendir. Anadolu
Selçukluları devirlerinden itibaren başlayan Geleneksel Anadolu
Türkmen dokumasının, halı ve kilim kültürümüz içinde 17.
yüzyıldan itibaren dokunmuş örneklerini, gerek
yurtdışı gerekse yurtiçindeki en değerli müze ve
koleksiyonlarda görmeye başladığımız
Kırşehir ve Mucur halıları, karakteristik desen ve
renkleri, genellikle mihraplı seccade ve küçük ebatlı özellikleriyle
çok ayrı bir yere sahiptir. Genellikle
mihraplı desen formuyla ve seccade ebatlarıyla tanınan
Kırşehir ve Mucur halılarına ait 17, 18 ve 19. yüzyıl
örnekleri ticari maksatla üretilmeyen, mihraplı olmaları
dolayısıyla da cami ve mescitler için teberrukat olarak dokunmuş
izlenimi veren bir yapıdadır. Bu halılar arasında
yastık ve eğer örtüsü olarak dokunmuş küçük ebatlı örnekler
de bulunmaktadır. 19.
yüzyıl sonlarına doğru Osmanlı
İmparatorluğu’ndaki gerileme sürecinin ekonomik yapısı,
zaten ticari olarak dokunmayan, sadece etnografik bir gereklilik olarak
geleneksel Türkmen mekanları için dokunmuş olan bu
halıların üretim sürecini de etkilemiştir. 20.
yüzyıl başlarında Kırşehir mutasarrıfları,
Anadolu’da Hereke, Isparta, Konya-Ladik ve Sivas çevrelerinde yeni yeni
başlayan Halı Sanayii Mektepleri organizasyonu içindeki
halıcılık faaliyetlerine özenerek Kırşehir ve Mucur’da
halı dokuma merkezleri oluşturma gayretlerine girişmişler
ve daha sonra yörede Batı Anadolu’da yaygınlaşan Şark
Halı Kumpanyası etkili halıcılık kooperatifleri
kurulmuş ve tabiki bölgenin kalkınmasına yönelik bu iyi niyetli
gayretler, o zaman ki bakış açısıyla normal gözüken ancak
bugün bölgenin geleneksel ve tarihsel perspektifi içinde bu kültüre
yabancı bir halıcılığa geçilmiş olması gibi
büyük bir kültürel değişime neden olmuşlardır. Özellikle
Şark Halı Kumpanyasına ait Londra’da çizilmiş desenler;
kimyasal boyalarla boyanan ipler, pamuk çözgülü ve İran sine düğümlü
halı geleneğiyle gelişen bu halıcılık, bütün
geleneksel Anadolu dokumalarını etkilediği gibi
Kırşehir ve Mucur halılarını da etkilemiştir. Bugün
ise bölgede Özbağ ve Dalakçı çevresinde ticari olmayan ancak
geleneksel olarak ev ihtiyaçları için dokunan cehizlik yastık ve
minder halıları üretimi kapsamında, “kertikli ıstar”
tezgahlarda münferit bir halı üretimi söz konusudur. Mucur’da
son 20 yıl içinde Halk Eğitim Merkezi ve Sümerbank
işbirliği içinde bir atölye açılmış ancak burada
üretilen hatalı halıların satışında önemli
sıkıntılar yaşandığı için bu faaliyet devam
ettirilememiştir. 17.,
18. ve 19. yüzyıl Kırşehir ve Mucur Halıları İstanbul
Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Ankara Etnografya Müzesi, Ankara
Vakıflar Halı ve Kilim Müzesi ve Konya Müzesi koleksiyonlarında
bulunan 17, 18 ve 19. yüzyıl Kırşehir ve Mucur
halıları, genellikle mihraplı, seccade ebatlı, kök
kırmızısı rengin bütün tonlarının sevilerek
kullanıldığı ve stilize bitkisel motiflerin zengin bordür
ve sedeflerde yer aldığı kendine özgü, karakteristik desen
şemalı halılardır. Avrupa’daki özel koleksiyonerler elinde
ve önemli müzelerde de bu yüzyıllara ait kıymetli Kırşehir
ve Mucur halıları bulunmakta, bu koleksiyonların
yayınlandıkları kataloglarda bu halılar, yukarıda
sözünü ettiğimiz karakterleriyle dikkati çekmektedirler. 17.,
18. ve 19. yüzyıl Kırşehir ve Mucur Halıları Desen ve
Renk Karakterleri Ankara
Etnografya Müzesi, Ankara Vakıflar Halı ve Kilim Müzesi,
Kırşehir Müzesi, Kırşehir ve Mucur camilerinde
yaptığımız araştırmamızda tesbit
ettiğimiz Kırşehir ve Mucur halıları, birbirlerinden
detay farklılıkları ile ayrılan, ortada genellikle boş
zeminli iç içe bir veya iki mihrap nişi girintisi bulunan, bu
mihrabın alt ve üst kısmında yörede “sandık” denilen
ayetlik ve tabanlık bölümünün yer aldığı iç zemini çok
sıralı sedef ve bordürlerin çerçevelediği desen karakterindedir.
Mihraplı bu halılar yanında çift yönlü mihraplı, yol yol
zigzag ve rapor desenli halılar da bulunmaktadır. Bu dönemlere ait
toplu yastık halıları ve manzaralı Kırşehir
adıyla bilinen halıları da ünlüdür. Bölgede
“dar kenar” denilen halı sedeflerinde; “çatıkkaş”,”zigzaglı
su”, “üçgen” ve “gelin ağlatan” desenleri, yine bölgede “enli kenar”
denilen bordürlerde; “arap eli”, “lale”, “çiçek” ve ”deve tabanı”
adıyla isimlendirilen motifler yer almaktadır. Bu isimler
kanaatimizce günümüze yakın dönemlerde yakıştırma suretiyle
kullanılan ancak 17, 18 ve 19. yüzyıl halılarındaki
geleneksel karakterleri yansıtmayan isimlerdir. 17,
18 ve 19. yüzyıl Kırşehir ve Mucur halılarında
kullanılmış olan renkler öncelikle ve belirgin olarak zeminlerde
kök kırmızısı (Rubai) ve tonları, motif içlerinde ise
indigo mavisi ve tonları, sarı üzerine indigo ile elde edilmiş
yeşil ve tonları ile sarı ve kahverengidir. Mihrap nişi
zeminleri ile sandık olarak tabir edilen ayetlik ve tabanlıklarda
kırmızı, mavi ve yeşil zeminler kontrast biçimde alternatif
olarak kullanılmıştır. 17.,
18. ve 19. yüzyıl Kırşehir ve Mucur Halılarının
Atkı, Çözgü
ve İlme İpi Özellikleri Bu
dönem Kırşehir ve Mucur halılarının tümünde, Anadolu
geleneksel halılarında olduğu gibi atkı, çözgü ve ilme
ipleri el eğirmesi orta Anadolu yapağısı yündür. Bu yünler
mahalli şartlarda çevredeki bitkisel boyar maddelerle boyanmış
ve kullanılmıştır. Bu yüzden bu dönem halıları
birbirine yakın kontrastta ve etkileyici görünümdedir. 17.,
18. ve 19. yüzyıl Kırşehir ve Mucur Halılarının
Dokuma Teknik Yapıları ve Kaliteleri Geleneksel
Anadolu halılarının tümünde olduğu gibi Kırşehir
ve Mucur halıları da, “Gördes düğümü” denilen “Türk düğümü”
veya şimdiki ismiyle “kapalı düğüm” tekniği denilen
teknikle dokunmuş halılardır. Bölgede halen kullanılmakta
olan “kertikli ıstar” denilen küçük köy el tezgahlarında
dokunmuş bu dönem halılarında el eğirmesi çözgü, el
eğirmesi atkı ve el eğirmesi ilme ipleri kullanılmış
olduğu için her bir halıda farklı bir kalite değeri bulunmaktadır.
Hatta bu durum bir halı üzerinde bile çözülmüş olan çözgü iplerinin
dağılımındaki eşitsizlik sebebiyle halıdaki kimi
yerlerde kalite farklı olmaktadır. Vakıflar Halı
Müzesi’ndeki Kırşehir ve Mucur halılarındaki kalite
değerlendirmesinde bir halı üzerinde 26x26 gibi bir kalite ile 24x30
gibi bir kalitenin çıkması bu yüzden mümkün olmaktadır. (Env.
No: 37.1099, 18.yy. Mucur Halısı) İncelediğimiz
bu dönem halılarının kaliteleri, yaklaşık olarak her
halıda farklı olmak suretiyle 24x30, 24x33, 26x26, 26x30, 26x35 ve
28x40 kalitelerde bir değer vermektedir. Biz ortalama olarak
Kırşehir ve Mucur eski halılarının 28x30 kalitelerde,
19. yüzyıl sonlarından itibaren ise yaklaşık olarak 28x35
kalitelerde üretilmiş olduğunu söyleyebiliriz. Ancak üretimin bu
yüzyıllarda iplik bükümünün elde yapılmış olması
farklılığıyla bir standartının
bulunamayacağı, her halının Türkmen dokuyucusu el
maharetine göre münferit köy el tezgahlarında ayrı ayrı
kaliteleneceği de gözden uzak tutulmamalıdır. 20.
yüzyıl Kırşehir ve Mucur Halılarındaki
Değişim 20.
yüzyıl başlarından itibaren Osmanlı İmparatorluğu
bünyesinde başlayan endüstrileşme faaliyetleri, geleneksel el
sanatları alanında özellikle halıcılıkta önemli
değişimlerin de başladığı bir dönemdir. Bu
yıllarda özellikle İran halıcılığının
Avrupa’da önemli pazarlar bulması geleneksel olarak halı üreten
Anadolu halı merkezlerimizi faaliyete geçirmiş ve Anadolu Türkmen
kadını tarafından sadece günlük geleneksel ihtiyacın zorunluluğu olan el
halısı dokumacılığımız, büyük ticari
merkezlerin teşviki ile Anadolu ticari halıları kültürel
değişimine tabi olmuştur. Hereke’de saray nakkaşhanesine
bağlı olarak çalışan Samayii Nefise Mektebi
halıları, Sivas’ta Sanayi Mektebi halıları, Konya Ladik’te
dokumaya başlanan halılar ve son olarak Şark Halı
Kumpanyası’nın Batı Anadolu’da, Kula, Uşak, Gördes,
Demirci, Başmakçı ve Isparta’da kurdukları atölyelerde
yapılan ticari halılar bu kapsamda değerlendirilmesi gereken
halılardır. Desenleri ya İran’dan getirilerek bazı
değişiklikler yapılan ya da Londra’da Şark Halı
Organizasyonu’nda çizilen bu ticari halıcılıkta, pamuk çözgü ve
atkılı, İran, Sine veya açık düğümlü halılar
ürettirilmek suretiyle; desen, renk ve dokuma tarzı ile geleneksel Anadolu
halı kültürüne aykırı çok yeni bir halıcılık Anadolu
Türkmen dokuyucusuna takdim edilmiş ve bu yeni ürünler bu
yüzyılımızın kimliğini oluşturmuştur. İşte
bu dönem içinde Kırşehir ve Mucur’da üretilmiş olan
halılar, gerek desen tarzı, gerek halı atkı, çözgü ve ilme
iplerindeki değişim ve gerekse boyamalarındaki
değişiklikler, Kırşehir ve Mucur’un da Anadolu’daki bu
değişimden etkilendiğini gösteren halılardır. 1908
yılında Kırşehir mutasarrıfı olan Hasan Hulusi
Efendi’nin halıcılığı geliştirmek yönündeki
gayretleri bu yönde çok etkin olmamış, münferit köy el
tezgahlarında özellikle küçük ebatlı yastık, seccade ve yolluk
halıları bu dönemde bölgede hem ticari hem de etnografik olarak
üretilmeye devam etmiştir. 20.
yüzyıl Kırşehir ve Mucur halılarında en önemli
değişim desen ve renk karakterlerindeki değişimdir. Bu
dönemde Kırşehir yakınlarındaki Everik,
Kızılcaköy, Örcün ve Helvacılar ile Mucur, Karacaören,
Dalakçı ve Kümbet köyleri ve çevresinde devam eden geleneksel halı
üretimi, Şark Halı Organizasyonu ile gelişen Batı Anadolu,
özellikle Isparta desenlerinden etkilenmiş bir tarzda halılar, eski
Kırşehir ve Mucur halıları desen ve renk
anlayışından farklı olarak üretilmeye
başlanmıştır. Bu halılardaki köşe-göbek olarak
tabir edilen daha bitkisel formda motifler, halılardaki bu kimlik
değişimini çok ilginç biçimde yansıtmaktadır.
Kırşehir Müzesi’nde bu yüzyıla ait değişimi
yansıtan çok önemli halılar bulunmaktadır. 20.
yüzyıl Kırşehir ve Mucur halılarında değişim;
atkı, çözgü ve ilme ipi özelliklerinde de görülmektedir. Bu yüzyıl
içinde, günümüze kadar gelen dokumalarda çözgü ve atkılarda pamuk
ipliği yanında nadir olarak da yün çözgü ve atkı ipi
kullanılmaktadır. Genelde 6/9 pamuk çözgü ipi, 2,5/2 kat makine
bükümü yün kimyasal boyalı ilme ipleri ile dokunmuş olan halılar
dikkati çekmektedir. Kırşehir
ve Mucur’da dokunan bu dönem halıların “Gördes düğümü” denilen
kapalı düğümle dokunduğu görülmektedir. 20. yüzyıl
halıları ile günümüz dokumalarındaki kaliteler ise ortalama
olarak 32x36 kalitede olup, yastık ve minder halısı yolluk ve
paspas ebatlarındadır. Müze
ve koleksiyonerler elinde çok nadide örneklerini gördüğümüz
Kırşehir ve Mucur halıları ne yazık ki diğer
geleneksel halıcılık bölgeleri gibi pazara yönelik üretimin
yapılamaması nedeniyle unutulmaya yüz tutmaktadır. KAYNAKÇA TURKISH
HANDWOVEN CARPETS; Catalog No: 1.2.3.4, Turkish Republic Ministry of Culture
İst., 1987, 1988, 1990 Aslanapa,
Oktay; TÜRK HALI SANATININ BİN YILI, Eren Yay., İst.
1987,ss.178,179,189 Deniz,
Bekir; “Kırşehir Halıları”, Bilim Birlik Başarı
Der., s.47, ss.18-24 Deniz,
Bekir. “Mucur Halıları”, Bilim
Birlik Başarı Der. s. 48, ss.20-24 | |||||||