| » Haberin Devamı... | |||||||
|
BENZERSİZ KOLEKSİYONLAR
Ökkeş
Öztemir: “Gelişmelerin verdiği dersle şu anda izlediğimiz
şirket politikasına göre yeni ürün geliştirme ve katma
değeri yüksek ürünlere yoğunlaşmış durumdayız.
2004’de 3 ürün yarattık. Bunlardan “Gizem” ve “Consept” piyasaya
sunuldu. “Aloha” için zamanlama çalışması yapmaktayız.
Yepyeni ürünlerle girdiğimiz 2004 yılında ihracatımız
da yeniden artmaya başladı ve geçen yılın %60 üzerine
çıktı. Bu güven, anlayış ve inançla yolumuza devam
ediyoruz.” Dünya
Halı Yönetim Kurulu Başkan Vekili, Murahhas Genel Müdür Ökkeş
Öztemir ile sektörümüz hakkında ayrıntılı bir sohbet
yaptık. Görüşmeye Yönetim Kurulu Başkanı Bedrettin Öztemir
de katılarak yılların birikimi bilgilerini bizlerle
paylaştı. - Sayın
Ökkeş Öztemir, sizinle yıllar öncesi Zemin Dergisi için de bir
söyleşi yapmıştık. Biz sizi tanıyoruz ama Halı
Dergisi’nin okuyucularının da merak ettiği konular olduğuna
inanıyoruz. Lütfen özgeçmişinizi ayrıntılı bir
şekilde anlatır mısınız? - 1948 Gaziantep
doğumluyum. 1965 yılında Gaziantep Lisesi’nden mezun oldum. 1966
yılında AFS burslusu olarak Hamburg High School (Newyork)’dan diploma
aldım. 1970 yılında ODTÜ Endüstri Mühendisliği BS, 1972’de
aynı bölümde MS programını takiben 1974 yılında “TEV”
bursiyeri olarak Newyork Üniversitesi’nden MBA yüksek lisansımı
tamamladım. İş
hayatıma 1974 yılında Gümüşsuyu Halı Sanayii’nde
başladım. Anılan firmada 1990 yılına kadar planlama,
fabrika müdürlüğü, genel müdür yardımcılığı ve
yönetim kurulu üyeliklerinde bulundum. 1991yılında
babam Bedrettin Öztemir ile birlikte Dünya Halı A.Ş.’nin
kuruluşunu gerçekleştirdik ve halen birlikte
çalışmalarımızı sürdürüyoruz. - Dünya
Halı’nın kuruluşundan bu yana geçirdiği safhalar
hakkında bilgi alabilir miyiz ? -
Firmamız isim seçiminden de görüleceği gibi, bir misyon üstlenerek
yeniliklerin öncüsü olmayı hem geliştirdiği ürünlerle hem de
yönetim ve metod anlayışı ile benimsemiştir. Başlangıçta
sadece yün dokuma döşemelik halı üretimi ile sektöre adım
attık, ancak parça halı küresel pazarında oluşturmuş
olduğumuz güçlü imajımızı ve ilişkilerimizi de
değerlendirmek için 1992 yılı Temmuz’una kadar Gaziantep’te
20’ye ulaşan tezgah kapasitesi kullanarak
fason üretim yaptırdık. O tarihlerde bu model Belçika’da
yaygın olarak kullanılmaktaydı. Hala da birçok iyi tanınan
Belçikalı üretici bu modeli kullanmaktadır. Bu
uygulamamız dış pazarlarda başarılı sonuçlar
verdi. İlk yılımızda 4 milyon USD., 1992’de 5 milyon USD.
üstünde ihracat gerçekleştirdik. Maalesef
aynı başarıyı iç pazarda sağlayamadık. Özellikle
babam Bedrettin Öztemir’in derin ve uzun iç pazar tecrübesi ve sektörümüzde
gıpta duyulan saygınlığına rağmen, Türkiye’de iyi
sonuç alamayışımızın sebebini anlamamız parça
halı yatırımına başladığımız 1992
yılına rastlar. O tarihlerde yerli tüketicimizin arkasında
sattığı ürünleri üreten fabrikası olmayan şirkete
yeteri kadar bağlanamadığını geçte olsa anladık,
başlayan yatırımlarımızı 1996 yılına
kadar sürdürdük. Sürekli
katıldığımız Frankfurt ve Domotex Fuarları’nda
yurt dışı alıcı ağımızı hızla
geliştirdik. Geliştirdiğimiz ürünlerin bazıları o
kadar başarılı oldu ki, örneğin “Mega” adıyla pazara
sunduğumuz bir kalitemizin adı büyük oranda kullanıldığı
gibi kalitesi hemen bütün halıcılarca taklit edildi. Mega adıyla
kurulan şirketler halen var. Aldığımız ders
“ürünlerini tescil et” oldu. 1996 ve
1997 yıllarında sektörümüzün en fazla ihracat yapan şirketi
olduk. Kayıt
dışı ekonominin Türkiye’de ne ölçüde önemli bir gerçek
olduğunu anlamaya başlamamız da bu yıllara rastlar.
Kayıt dışının hem devlet bütçesine hem de şeffaf
ve uluslararası normlara göre çalışan kurumlara nasıl zarar
verdiği, önlenmediği sürece haksız rekabetin sanayi
yapımızı nasıl çarpıttığı artık
herkes tarafından biliniyor ama hala yapılan ciddi bir şey yok. Bu dönemde hızlanan
haksız rekabet ve sonradan yaşanan ekonomik ülke krizleri sonucu 2003
yılına kadar pazar kayıplarına uğradık. Gelişmelerin
verdiği dersle şu anda izlediğimiz şirket politikasına
göre yeni ürün geliştirme ve katma değeri yüksek ürünlere
yoğunlaşmış durumdayız. 2004 yılı içinde
tamamını tescil ettirdiğimiz 3 ürün yarattık. Bunlardan
“Gizem” ve “Consept” piyasaya sunulmuş olup “Aloha” için zamanlama
çalışması yapmaktayız. Yepyeni
ürünlerle girdiğimiz 2004 yılında ihracatımız da
yeniden artmaya başladı ve geçen yılın %60 üzerine
çıktı. Bu güven, anlayış ve inançla yolumuza devam
ediyoruz. - Dünya
Halı’nın yıllık üretim kapasitesi hakkında bilgi
alabilir miyiz ? -
Kapasitemiz ortalama kalite bazında 3 milyon m2/yıl’dır. Üretim
programımızın %15’i duvardan duvara yün kontrat halı, 85’i
ise yün, akrilik ve polipropilen parça halıdan oluşmaktadır. - Dünya
Halı kaç ülkeye ihracat yapmaktadır ? - Halen 25
ülkeye ihracatımız olmakta ve yeni pazarlara da girmekteyiz. - İç
pazardaki çalışma tarzınız hakkında bilgi alabilir
miyiz ? -
Kuruluşumuzdan beri bölge bayiliği düzeni içinde ürünlerimizi
pazarlamaktayız. Halen, İstanbul, Eskişehir, Konya, Kayseri,
Urfa, Elazığ merkezli 6 bölge bayiliğimiz çalışmakta
olup Ege Bölgesi’ne ise İzmir Bölge Müdürlüğümüz vasıtasıyla
hizmet vermekteyiz. Bu
çalışma modeli bayilerimizle aramızda yapılmış
tüm kural, şart ve teşvikleri kapsayan bir sözleşme çerçevesinde
uygulanır. Bölge
bayileri, kendilerine bağlanmış illerin ekonomik
potansiyellerine göre belirlenmiş yıllık satış kotalarını
gerçekleştirmek ve dünya ürünlerini sadece kendi bölgelerinde satmakla
yükümlüdür. Bağlı
illerindeki satış noktalarına ulaşmakta yetersiz kalan
bayilere gerekli destekler firma tarafından sağlanır. -
Ürünlerinize geçelim mi? - Parça
halı grubunda, hav malzemesi, konstrüksiyon ve renk adedine göre
farklılaşan 26 kalite, döşemelik halı grubunda ise sadece
%100 yün veya %80 yün, %20 polyamid iplikle üretilen Axminster ve Wilton
teknolojisine göre 15’i aşkın kalite üretmekteyiz. Döşemelik
grubunda ayrıca çift yüzlü tezgahlarda ürettiğimiz 6 kalitemiz
ihracat pazarlarında satılmaktadır. Dünya
Halı üretim politikası Türkiye’de üretilen ortalama halı
kalitesinin üstündeki ürünlere yoğunlaştığı için
kullandığımız sloganlardan birisi de “en iyiyi
arayanlara”dır. Son dönemde
geliştirdiğimiz yeni ürünlerimizden “Gizem” üzerinde biraz durmak
isterim. Gazete
reklamı ile de desteklediğimiz bu yeni ürün birkaç yönüyle devrim
niteliğindedir, benzeri yoktur. Gizem kolleksiyonu tamamı koruma
altına alınmış (tescil edilmiş) moda desenlerden
oluşmuş olup bir deseni bakıldığı yöne göre
ayrı bir görüntü verebilmekte, fotoğrafı kolay çekilememekte ve
halı yüzeyinde birden fazla yükseklik bulunmaktadır. Consept
kalitemiz, el yapımı çok pahalı modern parça halılarla
rekabet edebilecek üstün nitelikte, %100 yün ve kaymaz sırtlı bir
üründür. Henüz
pazara sunmadığımız “Aloha” kalitemiz ile ilgili bilgileri
zamanı gelince vermek isterim. - Oymaya
benzer bir teknik görüyorum buradaki halılarınızda. - Bu çok
farklı bir teknik. Bizim uygulamamızda mamul hale gelmiş
halıdan oyarak malzeme israfı yoktur. Bunun yanında
temizliği de daha kolay olup, kir barındırmaz. Gördüğünüz
gibi ayrıca baktığınız açıya göre değişen
görüntüler çıkıyor karşınıza. Bu halıları
önce biz çok sevdik şimdi de piyasa seviyor. - Desen
anlayışınıza değinebilir miyiz ? - Halı
somut ve soyut kavramlardan oluşan bir sentezdir. Bir halıyı
oluştururken, göz önüne almanız gereken çok fazla parametre var.
Bunların bir kısmı somut ve teknolojinizle çözersiniz. Bir de
estetik faktörler var ki burada hayal gücü, yaratıcılık ve
estetik kültür gibi kavramların ürüne yansıtılması
lazım. Bu oldukça zahmetli bir prosestir. Böyle bakarak biz desen veya
tasarım değil “ürün geliştirme”
diyoruz. Bu işi yaparken 40 yıllık tecrübe ve arşivimizle
birlikte, uluslararası fuarlarda halı ve halıyı tamamlayan
diğer ürünleri izlemeye çalışıyoruz. Müşterilerimizin
görüş ve ihtiyaçlarını gözönünde bulunduruyoruz. - Halı
seçiminde dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir ? - Bu seçimi
genellikle ev hanımları yapıyor. Temel olarak alınması
düşünülen bir halının fiziksel, kimyasal, estetik (görsel) ve
ticari özelliklerinin doğru bilinmesi gerekir. İlk iki unsura
kısaca değinmek isterim. Diğer hususlar alıcının
zevk ve etik anlayışına bağlıdır. Kayıt dışından
daha önce bahsettiğimize göre, burada da vurgulayalım ki fatura
istensin. Yün
halının diğerlerine göre (akrilik, polypropylene v.s.) bariz
avantajları vardır. Klimatik oluşu yani ortam rutubetine göre
nem alıp verebilmesi, tabi elyaf oluşundan dolayı,
sağlıklı olması, kolay temizlenebilmesi, görünümünü daha
iyi koruyabilmesi, yanmaya dirençli oluşu gibi. Kesik elyaf oluşundan
dolayı havlanma yapması da olumsuz özellik olarak nitelenebilir. Bu oldukça
derin bir soru. Benim tavsiyem alıcının mutlaka bakım ve
temizleme ile ilgili üreticinin tavsiyelerini satıcıdan istemesidir. Bilindiği
gibi bu kapsamda tüketiciyi koruma yasasına göre üretici garanti bölgesi
vermekle yükümlüdür. -
Önümüzdeki dönemden beklentileriniz nedir ? -
İhracat konusunda daha iyimseriz. İç
pazar için, ekonomik konjonktürdeki iyi gelişmeler kalıcı olur,
reel faizler iner, haksız rekabeti hiç olmazsa azaltabilecek ciddi
önlemler alınırsa, aynı iyimserliği
taşıyabiliriz. Ayrıca tüketicinin uzun zamandır
ertelediği dayanıklı tüketim mallarına olan talebi yeniden
canlandıracağını, bunun da sektörümüze olumlu
yansıyacağını düşünüyorum. - Son
olarak eklemek istediğiniz bir konu var mı? Yönetim
Kurulu Başkanı şöyle bir açıklama yaptı: Halı
kelimesinin kalmak’tan “kalı” kelimesinden geldiği söylenir.
Halı üretimi göçebelerin yere oturma geleneğinin ihtiyacı olarak
Orta Asya’da doğmuştur. İlk halı 2500 yıl öncesinden
kalma olarak Pazirik’te bulunmuştur. Bu gün en büyük dayanağı
ucuz el emeği olarak devam etmektedir. 17. asırdan kalma bir dörtlük
şöyle diyor; “Halı
dokurum halı Bitmiyor
gavur malı Halı
icat olalı Kızların
benzi sarı” Temenni edelim ki kızlarımızın emeği halı dokuyacak kadar ucuz olmaktan daha fazla gecikmeden çıkmış olsun. Bugün hiçbir gelişmiş ülkede el dokuma halı üretimi düşünülemez. |
|||||||