Hızır Ermiş: “Sektörde üretici ile tüketici arasındaki zincirde perakendeci bayi ayağına çok önem veriyoruz. bayilerimizi iş ortaklarımız olarak görüyoruz ve onları en az tüketicilerimiz kadar anlamaya, beklentilerini karşılamaya çalışıyoruz.”
- Halıdrom olarak kaç yıldır bu sektörün içindesiniz? Halıcılık genelde babadan oğula geçen bir aile mesleği olarak algılanır. Sizde de öyle mi oldu?
- Halıdrom, Acem İç ve Dış Ticaret Ltd Şti.’nin markasıdır. Acem İç ve Dış Ticaret 1960’lardan beri halı ticareti ile uğraşmaktadır. Şu anda ise Acem Ailesi’nin ikinci kuşağı babadan gelen bu mesleği sürdürmektedir.
- Türkiye halı sektörü hakkında neler düşünüyorsunuz?
- Halı, kültürümüzün önemli öğelerinden biri. Yaşadığımız mekanı düzenlerken vazgeçemeyeceğimiz ihtiyaçlarımızdan biri. Bizler toplum olarak halısız evin ev olduğuna inanmıyoruz. Dolayısıyla halının Türkiye’deki ev ihtiyaç listesinde çok ayrı bir yeri var. Sektörde her ihtiyaca ve zevke uygun türde ya da tarzda halı bulmak mümkün artık. Elbette el halıları ile endüstriyel halılar arasında geniş fiyat aralıkları ve farkları bulunmakta. Ayrıca son dönemlerde ithal halıya doğru bir kayma var.
- Hem “halılarımızla meşhuruz hem de ithal halıya rağbet artıyor” diyorsunuz. Sebebi nedir sizce?
- Piyasada var olan halı üreticileri tüketici odaklı pazarlama sistemine geçişi tam olarak gerçekleştiremedi sanıyorum. Trendler çok hızlı değişiyor. Tüketicinin aldığı ürün ya da hizmetten beklentileri gün geçtikçe artıyor. Halı artık bir moda haline geldi. Üreteceğiniz renk ve desen koleksiyonları çeşitlilik arzetmeli. Her kitleye, her tüketici grubuna uygun tasarımlar ve ürün çeşitleri sunmalısınız. Piyasa bu konudaki talepleri karşılayacak esnekliğe sahip değil.
- Halıda pazarın bir dönüşüm noktasında olduğunu mu söylüyorsunuz?
- Değişim hayatın ta kendisi. Değişmeden gelişim yaşanmıyor. Artık bizim sektörümüzde de bir değişimin yaşanma noktasına gelindiğini düşünüyorum. Diğer ev eşyası pazarlarının büyüme oranlarına ve nüfusun gelişimine baktığınızda halı sektöründeki büyüme daha geride kaldığını görüyoruz. Demek ki bu değişime artık ihtiyaç var.
- Genel olarak sektörün geçmiş dönemlere göre sıkıntı içerisinde olduğunu söylüyorsunuz. Bu sıkıntının sebepleri nelerdir?
- Bu sıkıntının bir çok sebebi var. Örneğin üretici ve bayi arasındaki iletişimden bahsedelim. Farklı satış sistemleri söz konusu olsa da üretici ile bayiler arasındaki iletişim yeterli değil. Şöyle ki; bayiler tüketici ile birebir temas halindeler. Dolayısıyla halı markaları ile ilgili bilgileri birinci dereceden onlar alıyorlar ve aldıkları bu bilgilerin önemli veriler olarak üreticiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Doğal olarak böyle bir beklentileri oluyor.
Bu beklentiler gerekli mercilerde değerlendirilmeyince de sıkıntı oluyor. Yani üreticiler ve satıcılar arasında daha kuvvetli, birbirini anlayan ve karşılayan bir iletişim biçimi gerekiyor. Bu noktada bayiler sıkıntı yaşıyor.
- Sizin de bayileriniz var ve çok farklı ürünler satıyorsunuz. Sizin metodolojiniz nedir?
- Biz bayilerimizi en az tüketicilerimiz kadar anlamaya, beklentilerini karşılamaya çalışıyoruz. Her şeyden önemlisi bayilerimizi iş ortaklarımız olarak görüyoruz. Madden ve manen, ortak ihtiyaç noktalarımızı birlikte belirliyoruz, eğitimler veriyoruz. Ürünlerimizin doğru sergilemelerinden tutun da bayilerimizin daha yüksek satış hedeflerini yakalamaları için gereksinim duydukları eğitimlere kadar her türlü desteği veriyoruz. Doğrusunu isterseniz, bayilerimizden aldığımız talepler şaşırtıcı.
- Bayilerinizdeki halılarınızı alışılagelmiş sergileme sistemi dışında özel standlarda teşhir ediyorsunuz. Bu uygulamanız konusunda da bilgi verir misiniz?
- Sektörde üretici ile tüketici arasındaki zincirde perakendeci bayi ayağına çok önem veriyoruz. Yukarıda da belirttiğimiz üzere bayilerimizi birer iş ortağı olarak algılıyoruz. Bu temel felsefemizdir. Artık halı satıcılarının da tüketiciye şık mekanlarda hizmet vermesi gerektiğine inanıyoruz. Bunun için de bayilik verdiğimiz mağazalarda temel şartlarımızdan biri olarak standsız ürün sattırmıyoruz. Ayrıca mağazaların büyüklüğüne göre geliştirdiğimiz özel standlarımızı kendilerine ücretsiz veriyoruz.
- Bayilik verirken hangi şartları arıyorsunuz ?
- Showroom veya korner şeklinde bayilikler veriyoruz. Buna göre showroomlar için en az 60 m2 mağaza büyüklüğü arıyoruz ve cadde ve bulvar üzerindeki mağazaları daha çok tercih ediyoruz. Korner tipi mağazalarda ise mağazanın en az 10 m2’lik alanı bize tahsis etmelerini istiyoruz.